MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Vesayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı asıl tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ..., ileri yaşı nedeniyle işlerini yönetemediğini ileri sürerek ...'a vasi atanmasını talep etmiş, mahkemece kısıtlı adayının doktor raporuna göre kısıtlanmasını gerektirir bir rahatsızlığı bulunmadığı belirtildiğinden davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı asıl tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı asılın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı asılın diğer temyiz itirazlarına gelince ;
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 405/1. maddesinde, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her erginin kısıtlanacağı hükmü yer almaktadır. Aynı Kanun'un 429. maddesinde ise, kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin bir kişiye bir yasal danışman atanacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, dosya kapsamında kısıtlı adayı hakkında ilk aldırılan ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 29.07.2015 günlü heyet raporunda hafif bilişsel bozukluk olduğu ve bu durumun sağlıklı karar verebilmesini etkileyebileceğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Vesayete ilişkin hükümler kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece, belirtilen raporda geçen tespitler, kısıtlı adayının yaşı ve sağlık durumu gözetierek kendiliğinden bu yönde araştırma yapılıp tüm delilleri toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre kısıtlı adayına TMK 429. maddesine göre yasal müşavir tayini gerekip gerekmediği hususunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı asılın yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
23.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.