MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Evlat Edinme Kararı Verilmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili dava dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında; davalılardan ...'ın 14/02/2012 tarihinde ...-... Devlet Hastanesi'nde doğum yaptığını, küçüğe bakamayacağı nedeni ile davacılara verildiğini, çocuğa iki yaşına kadar baktıklarını, bu süreç sonunda çocuğun ellerinden alındığını, çocuğu evlatlık olarak almak istediklerini, davacı kocanın emekli, davacı kadının ev hanımı olduğunu, çocuğun kendilerine verildiği takdirde en iyi şekilde bakacaklarını, maddi bir sıkıntılarının ve müşterek çocuklarının olmadığını, küçüğün davacılar tarafından evlat edinilmesine nüfusa bu şekilde tesciline, çocuğun davalı kurumdan alınarak davacılara teslimine, karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; dava konusu küçüğe davacıların bir süre baktıkları ancak sosyal inceleme raporlarına göre çocuğa gereken önemi gösteremedikleri, bu nedenle kurumun çocuğu aldığı ve evlat edindirme amacıyla başka bir ailenin yanına yerleştirildiği, çocuğun gelişimi, aidiyet hissinin oluştuğu bu nedenle tekrar yerleştirildiği aileden alınmasının çocuk açısından psikolojik olarak uygun olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava evlat edinme kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, .... Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü'nün 20/01/2014-10/02/2014 tarih ve 2014/44 sayılı raporunda, davacılar tarafından çocuğun öz bakımının yapıldığı, çocukla davacılar arasında anne-baba ilişkisinin kurulduğu, ancak çocuğun davranışları gözlemlendiğinde sağlıksız tepkiler gösterdiği (çığlık attığı, saçlarını çektiği, kafasını sert zeminlere vurduğu, tükürdüğü, kendisini yere attığı) Erçetin çiftinin çocuğun bu davranışlarını önemsemediği, üzerinde durmadığı, eşlerin çocukla baş etme, yönlendirme, davranış değişikliği yaratma yönünde yeterli görülmediği, kimliksiz çocuğu kendi nüfusuna kaydettirme girişiminde bulundukları, ancak çocuk yetiştirme ve nüfusa kaydedilmesi yönünde yapılan yönlendirmelere duyarsız davrandıkları, herhangi bir girişimde bulunmadıklarını belirtmiş, bu rapor üzerine çocuk aileden alınarak kuruma yerleştirilmiş, .... Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü'nün 19/06/2015 tarih ve 2015/164 sayılı raporunda ise, ailenin çocuğa iyi davranmadığı, çocuğa şiddet uyguladıkları, çocuğun yaşına uygun gelişim özellikleri gösterdiği ancak tepkilerinin sağlıklı olmadığını, kuruluşa geldikten sonra çocuğun davranışının düzeldiği, küçük ile kimsenin ilgilenmemesi ve ziyaret etmemesi üzerine başka bir aileye evlat edindirme işlemlerinin başlamasının uygun olacağı kanaatinin oluştuğu açıklanmıştır. Bu tespitlerden sonra küçük evlat edinmek üzere başka bir aile yanına yerleştirilmiş ise de bu bilgi ve belgeler 2 yıl süre ile davacılar yanında kalan küçüğün alınarak başka aileye verilmesi için yeterli değildir.
Dava dilekçesinde tanık vb. kanıtlara da dayanılmıştır. Mahkemece davacıların göstereceği tanıklar çağrılarak dinlenmeli, aile mahkemesi uzmanlarından oluşan kuruldan rapor alınmalı, varsa tarafların göstereceği diğer kanıtları toplanmalı ve oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmelidir. Yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile davanın kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz eden davacılara iadesine, 12.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.