MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Anne Yönünden Nüfus Kaydının Düzeltilmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, 02/01/1981 doğumlu davacının nüfus kaydının anne hanesinde görünen ...'ün iptali ile gerçek annesi ... ve ... kızı 1956 doğumlu ... olarak değiştirilip, gerçek anne ... ile davacı ... arasında kayden irtibat kurulmak suretiyle nüfus kaydının düzeltilmesini istemiş; mahkemece, Adli Tıp Kurumu raporundan davacının gerçek annesinin ... olduğunun belirlenmesi nedeni ile annesinin ... olduğunun tespitine karar verilmiş, davacının doğum tarihi itibariyle ... başkası ile evli olduğundan tescil hükmü kurulmasının baba yönünden nesebi etkileyebileceği gerekçesi ile gerçek anne ile arada bağın kurulması istemi reddedilmiştir.
Dava nüfus kaydının anne hanesi yönünden düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı ...'ün, 02.01.1981 doğumlu ... ve eşi ... kızı olarak nüfusa tescil edildiği, gerçek annesi olduğu iddia edilen ...'ın ise 17.11.1971 tarihinde ... ile evlendiği ve davacının doğumu sırasında bu evlilik birliğinin devam ettiği anlaşılmaktadır. TMK.nın 282.maddesinin 1. fıkrası “ Çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kurulur.” hükmünü içerdiği buna göre doğuran kadın çocuğun annesi olup, annenin doğum anında çocuğun babasından başka bir kişi ile evli olması, nüfus kayıtlarında çocuğu ile olan bağının kurulmasına engel teşkil etmez. ... Bakanlığı Adli Tıp Kurumunun 18.06.2015 tarihli raporunda davacının davalı ... kızı olduğu tespit edildiği ve mahkemece de bu rapora itibar edildiğine göre, davacının baba hanesindeki kaydına annesinin kimlik ve kayıtlı olduğu yer bilgilerinin belirtilmek sureti ile arada bağlantının kurulması talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken bu istemin reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 10.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
B.A