(4721 S. K. m. 427)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, 24 ada 4 parsel sayılı taşınmazın maliklerinden biri olan vekil edeninin miras bırakanı ... hakkında verilen kayyımlık kararının kaldırılmasına ve kayyım tarafından yapılan işlemlerin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kayyım vekili, ... 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25.04.2013 tarih ve 2011/44 E.-2013/133 K. sayılı kararı ile taşınmazın vakıf malı olduğunu belirterek davanın husumetten reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 24 ada 4 parsel sayılı taşınmaza ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1998/896 esas 1999/916 karar sayılı ilamı ile ... hissesi yönüyle kayyım atanması kararının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kayyımlık kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 24 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 910/70 hissesinin 20.02.1953 tarihinde kadastro yolu ile ... adına tescil edildiği, sonrasında taşınmazın 21.07.2008 tarihinde hükmen ... Büyükşehir Belediyesi adına tescil edildiği, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1998/896 E. 1999/916 K. Sayılı kararı ile tapu maliki ... adına kayyım tayin edildiği, davacı vekilince tapu maliki olduğu iddia edilen ...'nin veraset ilamının dosyaya sunulduğu ve tek mirasçısının davacı ... olduğu anlaşılmıştır.
Kayyımlığın kaldırılmasına karar verilebilmesi; tapuda malik görünen '...' ile veraset belgesi sunulmuş olan '...' nin aynı kişi olduklarının ve davacı ... 'ın da adı geçenin mirasçısı olduğunun her türlü tereddütten uzak duraksamaya yer olmaksızın belirlenmesi ile mümkündür. Mahkemece tüm dosya içeriği ve toplanan delillere göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırmayla tapu malikinin davacının murisi ile aynı kişi olup-olmadığı duraksamaya yer vermeksizin belirlenememiştir. Yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.
O halde; mahkemece, davacıya, Tapu Müdürlüğü ve ... taraf gösterilerek, tapuda malik görünen kişi ile ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 16.09.2015 gün 752/667 sayılı mirasçılık belgesinde adı geçen murisin aynı kişi olduğunun tespiti için süre ve imkan verilmesi, oluşacak sonuca göre bir değerlendirme yapılması ve toplanan bütün deliller birlikte değerlendirilerek, kayyım tayin edilen kişi ile mirasçılık belgesindeki kişinin aynı kişi olup olmadığı hususu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMKnun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMKnun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.01.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy