MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kayyım Atanması
Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, dava dilekçesinde dava konusu taşınmazda malik olarak yer alan kişilerin kim olduğu ve nerede olduğu bilinmediği nedeniyle ...'nin hak ve menfaatlerinin korunması için malik olarak görünen Hasan (Ceritoğull): Ali oğlu'na İl Defterdarı’nın yönetim kayyımı atanmasını istemiştir.
Mahkemece; kayyım atanması istenen kişinin nüfusa kayıtlı olduğu, ölü olmakla birlikte sağ ve yasal mirasçılarının bulunduğu, bu haliyle kayyım tayinine ilişkin kanunun aradığı şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3561 sayılı Kanuna dayalı olarak açılan kayyım atanması istemine ilişkindir.
1- Dosya kapsamına, 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun'un 2/4. maddesinde kayyımlıkla ilgili işlemler, her türlü vergi, resim, harç, katkı payı gibi mali yükümlülüklerden müstesnadır hükmü yer almakta ise de maddede yer alan harçlardan müstesna olunan haller kapsamına yargı harçlarının dahil olduğuna dair açık bir hüküm bulunmamadığına (Y.H.G.K.'nun 08.06.2011 gün ve 2011/3-243-392 sayılı kararı), 3561 sayılı Yasa uyarınca ...'nin yönetim kayyımı atanması talepli açtığı davada yargı harçlarını ödeme yükümü altında olduğu anlaşıldığına göre davacı vekilinin harca yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Tapu kaydında ismi geçen ... (...): ... oğlu ile nüfus kayıtları getirtilen ...ve ... isimli kişilerin babası olarak gözüken ...'ın şu aşamada aynı kişi olduğunu söylemek mümkün olmayıp tapu kaydı ile nüfus kaydı arasında irtibat kurulamamaktadır. Bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
16.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.