MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kayyımlık
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... Vekili, 93 ada 27 parsel sayılı bağ vasıflı taşınmaz maliklerinden ..... kim oldukları tespit edilemediğinden, ...’nin hak ve menfaatleri olması nedeniyle 3561 sayılı Yasa gereği İl Defterdarı’nın yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; tapu maliklerinin nüfus bilgilerine ulaşıldığından ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı ... vekili tarafından esastan ve harç yönünden süresi içinde temyiz edilmiştir.
Dava; kim oldukları tespit edilemeyen kişilere kayyım atanmasına ilişkindir.
1)Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan davacı vekilinin harca ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2)Davacı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki bilgi ve belgelerden dava konusu 93 ada 27 parsel sayılı taşınmazın .... adlarına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Tapu kaydında adı geçen ..... kızı ve .....ile nüfus kaydı getirilen ..... karısı ... ...’un dosyaya göre aynı kişi olduğunu söylemek mümkün olmayıp tapu ile nüfus kayıtları arasında irtibat kurulamamaktadır. Tapu kaydında kayyım atanması istenilen kişilerin her ne kadar baba isimleri bulunsa da soyadları yer almamaktadır. Yine tapu maliklerinden kayyım atanması istenilen....’in ise tapu kaydında hem baba adı hem soyadı bulunmamaktadır. Bu durumda, tapu malikleri ile nüfus kaydındaki kişilerin aynı kişi olup olmadığı hususunda duraksama oluşmuş olup .....karısı ): kızı, kızı ve Mehmet'e kayyım atanması talebinin kabulü gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 18.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.