MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kayyımlık
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... Vekili , 459 ada 8 parsel sayılı ahşap ardiye ve arsa vasıflı taşınmaz maliklerinden ....kim oldukları tespit edilemediğinden, Hazinenin hak ve menfaatleri olması nedeniyle 3561 sayılı Yasa gereği İl Defterdarı’nın yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; tapu maliklerinin nüfus bilgilerine ulaşıldığından ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı ... vekili tarafından esastan ve harç yönünden süresi içinde temyiz edilmiştir.
Dava ; kim oldukları tespit edilemeyen kişilere kayyım atanmasına ilişkindir.
1) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan Davacı vekilinin harca ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davacı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki bilgi ve belgelerden dava konusu 459 ada 8 parsel sayılı taşınmazın .... adlarına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Tapu kaydında adı geçen B..... oğlu ile nüfus kaydı getirilen .....nun dosyaya göre aynı kişi olduğunu söylemek mümkün olmayıp tapu ile nüfus kayıtları arasında irtibat kurulamamaktadır. Tapu kaydında kayyım atanması istenilen kişilerin her ne kadar baba isimleri bulunsa da soyadları bulunmayıp isimlerinin yanında parantez içinde ..... yazmaktayken nüfus kaydında....in soyadı....ri’nin soyadı ise..... olarak geçmektedir. Bu durumda , tapu malikleri ile nüfus kaydındaki kişilerin aynı kişi olup olmadığı hususunda duraksama oluşmuş olup ....’na kayyım atanması talebinin kabulü gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine HUMK’nun 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
18.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.