MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kayyımlığın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, 348 parsel sayılı taşınmazın maliki, müvekkilinin murisi...hakkında verilen kayyımlık kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiş; davalı kayyım vekili davanın reddini savunmuş; mahkemece, davanın kabulü ile, 348 parsel sayılı taşınmazda, ...için verilen kayyımlık kararının kaldırılmasına dair verilen karar davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kayyımlık kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 348 parsel sayılı taşınmazın 28.9.1939 tarihli tesis kadastrosu ile ... ... oğlu ...adına kaydedildiği ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/1907-2008/126 sayılı kararı ile, adı geçen kişiye kayyım atanmasına karar verildiği, tapu kayıt maliklerine ait olduğu iddia edilen ...(...) ile davacıların murisi olduğu beyan edilen ...'e ait mirasçılık belgelerinin dosyada bulunduğu anlaşılmaktadır.
Kayyımlığın kaldırılmasına karar verilebilmesi; tapuda malik görünen ... oğlu ile veraset belgesi sunulmuş olan ...(...)'nin aynı kişiler olduklarının ve davacılar, ... ve ...' in adı geçen kayıt malikinin mirasçısı olduğunun her türlü tereddütten uzak duraksamaya yer olmaksızın belirlenmesi ile mümkündür. Mahkemece dosya içeriği ve toplanan delillere göre, davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma, tapu malikinin, davacıların murisleri ile aynı kişi olup-olmadığı duraksamaya yer vermeksizin belirlenemediğinden karar vermeye elverişli değildir.
O halde; mahkemece, davacılara, Tapu Müdürlüğü ve ... taraf gösterilerek açılacak dava ile, tapuda malik görünen kişi ile mirasçılık belgelerinde adı geçen murisin aynı kişi olduğu ile davacıların da kayıt malikinin mirasçıları bulunduğunun tespiti açısından süre verilip, toplanan bütün deliller birlikte değerlendirilerek, kayyım tayin edilen ile mirasçılık belgesindeki kişinin aynı olup olmadığı hususu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla davanın kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 24.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy