MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin kök murisi ...'nun annesinin ... olduğunu iddia ederek, nüfus kayıtlarının gerçeğe uygun olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiş; mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalarda, mahkemelerin hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunmaktadır. Kamu düzeni ile yakından ilgili olan bu davalarda, Türk Medeni Kanunu'nun 284. maddesinde belirtilen koşullar saklı kalmak kaydıyla, Hukuk Muhakemeleri Kanunu uygulanacağı; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 292/1. maddesinde ise uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu ve bilimsel verilere uygun olmak ve ayrıca sağlık yönünden bir tehlike oluşturmamak şartıyla, herkesin soybağının tespiti amacıyla vücudundan kan veya doku alınmasına katlanmak zorunda olduğu, haklı bir sebep olmaksızın bu zorunluluğa uyulmaması halinde hâkimin incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar vereceği hükme bağlanmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının kök murisi ...'nun annesinin adının ..., babasının adının ise ..., doğum yerinin .../... olduğu, anne olduğu iddia edilen ...'nın da .../... doğumlu olduğu ve ... adlı kişiden olma ... ve ... adında yine .../... doğumlu iki kızının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafın ...'nın mezar yerini bildirmemiş olmasından dolayı dava reddedilmiş ise de, mahkemece, re'sen araştırma yapılarak, annelik indeksi için, anne olduğu iddia edilen ...'nın mezar yerinin tespit edilip örnek alınması, bu kişinin mezar yerinin tespit edilememesi durumunda ...'nin çocukları ... (Çilli) veya ... (...)'ün mezar yerlerinin tespit edilip örnek alınması, bu kişilerin de mezar yerlerinin tespit edilememesi durumunda, adı geçenlerin yaşayan çocuklarından örnek alınması ve somut iddia ile ilgili olarak ... testi yaptırılıp, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik ve yetersiz inceleme ve araştırmayla davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 28.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.