MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Vesayetin Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, vesayetin kaldırılması talebinin reddine dair ek karar verilmiş olup ek kararın birleşen dava davacısı (baba) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
2015/771 esas sayılı asıl davada, Nüfus Müdürlüğü'nün ihbar yazısı ile ... ...'a TMK'nun 404.maddesi uyarınca vasi atanmasına karar verilmesi istenmiş, Mahkemece davanın kabulü ile ... ...'ın TMK'nun 404.maddesi gereğince vesayet altına alınmasına, kendisine dedesi ...'un vasi olarak atanmasına karar verilmiştir. 2015/1367 esas sayılı birleşen davada, davacı ..., ... ...'a vasi olarak atanmasına karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulü ile, ... ...'ın TMK'nun 404.maddesi gereğince vesayet altına alınmasına, kendisine dedesi ...'un vasi olarak atanmasına karar verilmiş, karardan sonra verilen ek kararla dosyanın 2015/771 esas sayılı asıl dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 2015/1051 esas sayılı birleşen davada, davacı ..., ...ler ... ile ...'a vasi olarak atanmasına karar verilmesini istemiş, Mahkemece davanın 2015/771 esas sayılı asıl dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 2016/352 esas sayılı birleşen davada, birleşen davacı ... vekili, vekil edeninin ...ler ... ve ...'ın babası olduğunu, çocukların velayetlerinin kendisine bırakılması talebiyle ilgili açtıkları davada mahkemece vesayetin kaldırılması davası açılması için süre verildiğini açıklayarak, vasi ...'un ...ler üzerindeki vesayetinin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 10.05.2016 tarihli ek kararla, ...lerin vasi tayin edilen dedenin yanında yaşadıkları, vasinin vasilik görevini yaptığı, ...lerin vesayet altında kalmalarının velayet altında olmaktan daha yararlı olacağı gerekçesiyle vesayetin kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi üzerine; ek karar, birleşen davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; çocukların anneleri ... ile babaları ... ...'in boşanmaları neticesinde velayetlerinin anneye bırakıldığı, velayet kendisine bırakılan anne ...'nin 23.04.2015 tarihinde ölümü üzerine çocukların TMK'nun 404.maddesi gereğince vesayet altına alınmalarına ve kendilerine dedeleri ...'un vasi olarak atanmasına karar verildiği; baba ... ...'in ... 2.Aile Mahkemesi dosyası ile velayetin kendisine tevdii hususunda dava açtığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile vesayetin kaldırılması talebinin reddine karar verilmişse de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; Türk Medeni Kanununun 336.maddesine göre boşanma halinde velayet, çocuk kendisine bırakılan tarafa ait olup velayet hakkı sahibinin ölümü durumunda çocuğun velayeti doğrudan sağ eşe geçmez. Velayet altında bulunmayan çocuk vesayet altına alınır ise de aslolan velayet olup sağ olan babanın velayetin kendisine tevdii hususunda dava açtığı anlaşıldığından, öncelikle bu davada, babanın velayet görevini layıkıyla yerine getirip getirmeyeceğinin, çocuğun üstün yararı gözetilerek belirlenmesi gerekir. Aile Mahkemesince davacıya, vesayetin kaldırılması için süre verilmekle birlikte, babanın velayetin tevdii hususunda açtığı davada toplanmış ve toplanacak delillere göre yasa hükmü uyarınca aslolanın ...lerin anne ya da babanın velayeti altında kalması olduğu hususu da düşünülerek ...lerin babanın velayeti altında bırakılmalarına Aile Mahkemesi'nce karar verilmesi durumunda temyize konu dava dosyasında vasiliğin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken Aile Mahkemesi'nce velayet hakkında karar verilmesi için vesayet makamınca vasiliğin kaldırılmasının beklenilmesi doğru değildir. Bu nedenle mahkemece, Aile Mahkemesince verilecek kararın mahiyetine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile vesayetin kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 17.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy