MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Vesayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün hükümlü ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
İhbar Eden ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi, kısıtlı adayı hükümlü ...'ın ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla gönderdiği dilekçesi ile kendisine ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/385 Esas ve 2014/1290 sayılı kararı ile aldığı 1 yıl 13 ay hapis cezası nedeniyle atanan vasinin hapis cezasının bitmesi sebebiyle görevinin de sona erdiğini, hakkında tekrar vasi atanmasının zorunlu olduğunu, atanacak vasinin aileden biri olmamasını, buna göre vasinin belirlenmesini istemiş; mahkemece; hükümlü kısıtlı adayı ...’a TMK 407. madde gereğince ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/385 Esas ve 2014/1290 Karar sayılı ilamı ile 26.09.2014 tarihinde abisi ...’ın vasi olarak atandığı, vasinin değiştirilmesini gerektirir somut bir delil sunulmadığı, vasinin de bu yönde bir talebinin bulunmadığı kolluk araştırmaları da dikkate alınarak davanın reddine, vasi atanmasına veya değişikliğine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar kısıtlı adayı/hükümlü tarafından temyize getirilmiştir.
Dava; TMK md. 407 gereği vasi tayinine ilişkindir.
TMK’nın 407. maddesinde, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her erginin kısıtlanacağı hükme bağlanmıştır.
Somut olayda; kısıtlı adayı hükümlü ... daha önce işlediği suçtan mahkum edildiği 1 yıl 13 ay hapis cezası nedeniyle yasal şartlar oluştuğu gerekçesiyle ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 26.09.2014 tarih ve 2013/385-2014/1290 sayılı kararı ile ...’ın hapis hali süresince vesayet altına alınarak kendisine ...'ın vasi olarak atanmasına dair verilen karar hükümlünün verilen hapis cezasını bitirerek tahliye edildiğinden sona ermiştir.
İstek davacının ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 17 yıl 24 ay mahkumiyet kararı neticesinde hükümlüye vasi tayinine ilişkin olup mahkemece re'sen araştırma ilkesi gözetilerek delil toplanıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükümlü kısıtlı adayının temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, HUMK’nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 22.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy