MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Nüfusta Kayıtların Düzeltilmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ... ile nikahsız beraberliklerinden olan ..., ..., ... ve ... adlı çocuklarının nüfusta ...'ın resmi eşi ... üzerine kaydedildiğini ileri sürerek nüfus kayıtlarının gerçeğe uygun şekilde düzeltilmesini istemiş; mahkemece, verilen kesin süre içerisinde ...'nun veraset ilamı ibraz edilmediği gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
1-Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesine göre, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarda nüfus müdürü veya memurunun bulunması ve kararın onların önünde verilmesi zorunludur. Mahkemenin oluşumuna ilişkin bu yasa hükmü dikkate alınmadan nüfus idaresi temsilcisinin yokluğunda yargılama yapılarak karar verilmesi,
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; ...'nun 19.02.2011, ...'nun ise 20.05.2013 tarihinde öldüğü, davacı vekilince dosyaya ibraz edilen ... Noterliği'nce düzenlenen 01.03.2016 tarihli, 2218 yevmiye numaralı mirasçılık belgesine göre, ...'nun mirasçıları arasında ...'nun bulunduğu, ölmüş olmasından dolayı sözkonusu belgede ...'nın mirasçılarının da tespit edildiği anlaşıldığından, mahkemece işin esasına girilerek, somut olaydaki iddia ile ilgili DNA testi yaptırılıp alınacak rapor ile toplanmış ve toplanacak delillerin birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddi, doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK'nin 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.