MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Nüfusta Yaş Düzeltim İstemli
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın ... yönünden reddine, ... yönünden ise kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Derik Cumhuriyet Başsavcılığı 06.11.2013 ve 2013/4 sayılı davanamesinde, ... ile ...'ın nüfus kayıtlarındaki yaşlarının gerçeği yansıtmadığı gerekçesi ile doğum tarihlerinin düzeltilmesini istemiş; mahkemece, ...'in 25.06.1996 olan doğum tarihinin 25.06.1993 olarak düzeltilmesine, ... yönünden ise davanın reddine dair verilen karar davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36.maddesinin 1/a bendinde, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresindeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlandığından nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının Cumhuriyet Savcısı tarafından açılabilmesi için kanunda öngörülen şartların bulunması gerekir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Derik Cumhuriyet Başsavcılığınca, ...'in mağdur, ...'ın ise suça sürüklenen çocuk sıfatı ile yürüttüğü soruşturma neticesinde 22.10.2013 tarihinde "kovuşturmaya yer olmadığına dair karar" verildiğine göre, Cumhuriyet savcısının bu davayı açmasını gerektirir sebebin ortadan kalktığı, ilgili resmi dairenin dava açılmasına ilişkin bir lüzum yazısının bulunmadığı, dava hakkının yanlış yazılım nedeni ile hukukları etkilenecek olan kişilere ait olduğu, bunların da harç ve diğer yükümlülüklerini yerine getirerek böyle bir davayı gerek gördükleri takdirde her zaman açabilecekleri anlaşılmaktadır.
Mahkemece açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak nüfus kaydının düzeltilmesi istemine yönelik davanın aktif husumet ehliyetinin yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi yerine işin esası incelenerek davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 10.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.