MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanan Kadının Boşandığı Kocasının Soyadını Kullanmasına İlişkin İzin Kararının Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı dava dilekçesinde, 1975 yılında evlendiği eşinin Karaman soyadını aldığını, 2002 yılında boşandıklarını, davacı ...'nin açtığı dava sonucunda mahkemece TMK 173. maddesi gereğince Karaman soyadının kullanmasına izin verildiğini, bu karar gereğince davacının bekarlık hanesindeki “...” soyadının Karaman olarak düzeltildiğini, davacının 2012 yılında ...ile tekrar evlendiğini, ancak davacının bekarlık hanesinde halen Karaman soyadının yazılı olduğunu bildirerek, davacının boşandığı kocasının soyadını kullanmasına ilişkin izin kararının kaldırılmasını istemiş; mahkemece, davacının evlenme sebebiyle nüfus kaydının halen kapalı olduğu dikkate alınarak, bekarlık hanesindeki soyadının değiştirilmesine ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 173. maddesine dayalı, boşandığı kocasının soyadını kullanmasına ilişkin izin kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesinde, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK m.118-395) kaynaklanan bütün davalarda aile mahkemesinin görevli olduğu hükme bağlandığından, davanın aile mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, bu husus düşünülmeden işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, HUMK'nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 25.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.