MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Nüfusta Yaş Düzeltim İstemli
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı dava dilekçesinde, 01.01.2002 doğumlu oğlu ...'ın doğum tarihinin 01.01.1998 olarak düzeltilmesini istemiş; mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu 36.maddesi kapsamında nüfus kaydındaki doğum tarihinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Doğum tarihinin düzeltilmesine ilişkin davalar diğer kayıt düzeltme davaları gibi kamu düzeni ile yakından ilgili bulunduğundan, hakim istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği bulgulara göre doktor raporları, tanık anlatımları ve diğer belgeleri birlikte değerlendirerek öteki kayıtlarla çelişki yaratmayacak şekilde karar vermek durumundadır.
Dosyada bulunan ve ...'a ait kemik grafileri de çekilmek suretiyle düzenlenen ...Devlet Hastanesinin 10.05.2016 günlü raporunda, adı geçenin kemik yaşının 16 (onaltı) yaş ile uyumlu olduğu bildirildiği halde, dinlenen 1990 doğumlu tanık Selçuk ile aralarında 6-7 yaş fark bulunduğunu beyan etmesi üzerine, mahkemece sağlık kurulu raporu gözardı edilerek tanık beyanlarına göre davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Doğum tarihinin düzeltilmesine karar verilen Selçuk ile aynı anneden doğduğu anlaşılan kardeşi 01.11.1997 doğumlu Serkan arasında düzeltilen doğum tarihine göre yüzseksen günden az bir zaman farkı bulunmaktadır. Düzeltilen doğum tarihi ile daha önce kütüğe geçirilmiş ana ve baba bir kardeşlerden birinin doğum tarihi arasında yüzseksen günden daha az bir zaman olamayacağı (NHKUY.m. 33/1-a) gibi, bir kadının bu süre içerisinde iki kez doğum yapmasının tıbben mümkün olmadığından, Selçuk'un nüfus kütüğünde 01.01.2002 olan doğum tarihinin istemle bağlı kalmayarak rapora göre ve nüfus kayıtları ile çelişki meydana getirmeden düzeltilmesi yerine, sağlık kurulu raporu dikkate alınmadan davacı iddiaları ile tanığın soyut beyanına göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 12.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.