MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Nüfus Kaydında Adın Düzeltilmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı dava dilekçesinde, kızı ... adının ... olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı ...'ın ... ile 09.02.2012 tarihli evliliğinden 19.10.2014'de ... doğduğu, eşlerin halen evli oldukları ve babanın davaya katılımı sağlanmadan karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dava, evliliğin devamı sırasında eşlerden biri tarafından, nüfus kaydının düzeltilmesi istenilen küçüğe velayeten açılmış, mahkemece, diğer eşin katılımı veya onayı aranmadan davaya bakılıp karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 336. maddesinde, (eşlerden herhangi birisine öncelik veya üstünlük tanınmadan) evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın, velayeti birlikte kullanacağı öngörülmüş, 342. maddesinde de anne ve babanın çocuğu velayetleri çerçevesinde birlikte temsil edecekleri ilkesi yine ayırım yapılmadan getirilmiştir.
Emredici nitelikteki bu kanun hükmü, evlilik birliği içerisinde velayetin kullanılması kapsamında ana ve baba tarafından çocuk adına açılacak bütün davalar yönünden de geçerlidir. Buna göre, aslolan eşlerin birlikte dava açmaları ise de, açılacak davaya diğer eşin sonradan onayını bildirip olumlu iradesini ortaya koyması ile velayetin birlikte kullanılması gerçekleşmiş olacağından yeterlidir. Diğer eşin katılımının veya rızasının sağlanamadığı davanın ise reddi gerekir.
Bu bakımdan mahkemece; davacıya, eşinin davaya katılmak veya duruşmada hazır bulunmak suretiyle onayını bildirmesi veya onayını gösteren imzası noterden onaylı belge ibraz etmesi için süre verilip, sonucuna göre bir karar verilmesi yerine, eşlerden birisinin istemi yeterli bulunarak davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyize edene iadesine, 12.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy