MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Vesayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, yetkisizliğine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı Vekili, kısıtlı adayı ... ‘in düşünce ve davranış biçimindeki aykırılıklar nedeniyle vesayet altına alınmasını ve mahkemece resen belirlenecek birinin vasi olarak atanmasını talep etmiştir.
Mahkemece; ... ve ... İlçe Emniyet Müdürlüğü cevabi yazılarında kısıtlı adayının adresinin yapılan ... sorgusunda 24.07.2015 tarihli beyana göre .... Yıl Mah. ... Sok . ... 2. Sitesi B3 Blok no: 8B3 daire 12 ... /... de olduğunun bildirildiği gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine dosyanın yetkili ... Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından kısıtlı adayının tüm adreslerinin ...’da olduğu, ...’de kesin olarak olup olmadığı araştırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; vasi tayinine ilişkindir.
Bilinmektedir ki TMK’nın 411. maddesinde “Vesayet işlerinde yetki küçüğün veye kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir”hükmü yer almaktadır. Buradaki yetki kesin yetki olup hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Yine TMK ‘nn 19. maddesinde “Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olaya gelince; dava açıldığı tarihte kısıtlı adayının adresi tam olarak belirlenemediğinden dava dilekçesine son mernis/ikametgah adresi .../... , avukatının adresi ... /..., son işyeri adresi ... /... ve yakalandığı evin adresi Üsküdar/... yazılmıştır. Mahkemece 11.03.2014 tarihinde nüfus kayıt örneği alınmış olup yerleşim yeri adresinin olmadığı tespit edilmiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde kısıtlı adayının son İkametgah adresi olan “... ... Mah. ... Sok no: 19/2 ... /...” adresi bildirildiğinden ... İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak kısıtlı adayının hastaneye sevki istenmişse de şahsın 1 yıl kaldığı ancak 2 yıl önce bu adresten ayrıldığı tespit edilmiştir. Daha sonra davacı vekilince 08.09.2014 tarihli dilekçesiyle bir takım iş adresleri bildirmişse de bu adreslerde de şahsa rastlanılmadığı tespit edilmiştir. Davacı vekilince 08.12.2014 tarihinde yeniden verilen dilekçede ... Cezaevine sevk edileceği belirtilmiş olup buradan da çıkarıldığı bildirilmiştir. Kısıtlı adayının en son ... 84. Asliye Ceza Mahkemesinde ikametgah adresi olarak .../...’da bir adres verdiği bildirilmiş ve buradan da olumlu sonuç alınamamıştır. Mahkemece şahsın Nüfus kütüğünde kayıtlı olduğu ve anne babasının ikamet adresi olan ... İl Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılmış ancak şahsın 3 yıldır burada da olmadığı belirtilmiştir. ... İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından gönderilen 08.02.2016 tarihli tutanakla şahsa ulaşılamadığı eşi /davacının ikametgah adreslerinin .../... ve .../ ... olduğu yine oğlu ... ... ...’in ...’deki adresleri bildirilmiş ve şahsın eşi ve oğlunun bulunduğu bu adreslerde olabileceği belirtilmiştir. En son ... İlçe Emniyet Müdürlüğünce 10.03.2016 tarihinde tutulan tutanakta kısıtlı adayının ... sorgusunda 24.07.2015 tarihli beyana göre eşi davacının da ikametgah adres olan “.... Yıl Mah. ... Sok . ... 2. Sitesi B3 Blok no: 8B3 daire 12 ... /...” olduğunun bildirilmesi üzerine mahkemece yetkisizlik kararı verilerek ... Sulh Hukuk mahkemesine dosyanın gönderilmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar ... İlçe Emniyet Müdürlüğünün 10.03.2016 tarihli tutanağı dayanak gösterilerek ... 13. Sulh Hukuk Mahkemesince kısıtlı adayının yerleşim yeri adresinin “ 75. Yıl Mah. 40666 Sok . ... 2. Sitesi B3 Blok no: 8B3 daire 12 ... /... ” olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmişse de kısıtlı adayının güncel nüfus kayıtlarına göre ikametgah adresinin “..., Mah. ... Sok. No: 42 /6 iç kapı no: .../ ... “olduğu anlaşılmış olup dosyanın yetkili ... ... Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken ...’e gönderilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 22.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy