MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Vesayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, vekil edeninin ağabeyi ...'ın malvarlığını kötü yönettiğini ileri sürerek vasi olarak atanmasına karar verilmesini istemiş; mahkemece, kısıtlı adayının yerleşim yeri adresinin ...olduğu gerekçesi ile verilen yetkisizlik kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kısıtlı adayı ...'a vasi atanması istemine yöneliktir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 411. maddesi gereğince, vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine ait olup bu yetki kesindir ve mahkemece kendiliğinden herzaman gözetilir. Aynı Kanunun 412. maddesi uyarınca, vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişinin yerleşim yeri değiştirilemez. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 7/g maddesine göre, kişilerin yerleşim yeri adreslerinin nüfus aile kütüklerinde bulunması zorunludur. Bu Kanuna dayanılarak çıkartılan Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliğinin 13/1.maddesinde ise, yerleşim yeri adreslerinin tutulmasında kişinin yazılı beyanı esas alınır ve adres beyan formundaki bildirimler aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu hükme bağlanmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı vekili tarafından 15.12.2015 tarihinde Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada mahkemece, 16.12.2015 ve 25.01.2016 tarihlerinde dosyaya getirtilen nüfus kayıt örneğinde kısıtlanması istenilenin yerleşim yerinin Bakırköy/İstanbul olarak, kısıtlanması istenilenin 19.04.2016 tarihinde alınan nüfus kaydına göre ise yerleşim yeri adresinin ...olarak göründüğü ve buna dayanarak mahkemece yetkisizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. Her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir ve yetkili mahkeme belirlenirken de, dava tarihindeki yerleşim yeri esas alınır. (HMK.m. 6) Dava tarihinden sonra yargılama sırasında kısıtlanması istenilen kişinin yerleşim yerinin değişmesi halinde mahkemece yetkisizlik kararı verilemez. O halde, yukarıda açıklanan kanuni düzenlemeler karşısında; mahkemece, davaya devamla gerekli araştırma ve inceleme yapılıp toplanan deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 13.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.