MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin nüfus kayıtlarında "Adana" olarak görünen doğum yerinin "İstanbul", "Sarıgüllü" olarak görünen evlenmeden önceki soyadının da "Sarıgöllü" olarak değiştirilmesini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek, kapalı kayıtta değişiklik yapılamayacağı gerekçesiyle evlenmeden önceki soyadı değişikliğine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 14. maddesinde; “(1) Nüfus kaydının kapatılması; ölüm, gaiplik, Türk vatandaşlığının kaybı, evlenme, boşanma, evlât edinilme, soybağının düzeltilmesi veya reddi gibi olaylar nedeniyle bir kaydın üzerinde işlem yapılamaz hale getirilmesidir. (2) Kaydın kapatılmasına ilişkin sebep ortadan kalktığında veya kaydın yeniden açılmasını gerektirecek yeni bir sebep ortaya çıktığında kayıt yeniden açılır. Kaydın açılmasından sonra kişisel durumda meydana gelmiş olan olaylar kişinin kaydına işlenir.” hükmü düzenlenmiştir. Her ne kadar, bu maddede kapalı kayıtta düzeltme yapılamayacağı düzenlemiş ise de, fıkrasında meydana gelen değişikliklerin kişinin kaydına işleneceği belirtilmiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 187.maddesi; “Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir...” hükmünü içermektedir. Bu hükümde de belirtildiği gibi evli olan kadın isterse kocasının soyadı yanında kızlık soyadını kullanabilir. Kadının kızlık soyadını isteği halinde her an kullanması söz konusu olabileceğine göre, bekarlık hanesindeki kayıtta yapılan hataların düzeltilmesi de mümkün olmalıdır. (HGK, 11.04.2012, 2011/18-784-E. 2012/288 K.)
Yukarıya belirtilen kanuni düzenlemeler ve yapılan açıklamalar dikkate alındığında; dosyada bulunan delillerin Kanunun belirttiği anlamda haklı nedenler oluşturduğunun ve isteği doğrultusunda davacının halen kullanmakta olduğu bekarlık soyadının düzeltilmesi için yeni bir sebebin var olduğunun kabulü ile davacının kapalı kaydının açılabileceğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.