MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Vesayetin Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, talebin kabulüne karar verilmiş olup hükmün vasi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava dilekçesinde, davacı ..., ...'ün TMK'nun 406. maddesi gereği kısıtlanarak vasi tayin edilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece 17.08.2010 tarihli kararla, kısıtlı adayı ...'ün TMK'nun 406. maddesi gereğince kısıtlanmasına ...'ün vasi olarak atanmasına karar verilmiştir. Kısıtlı kısıtlılık kararının kaldırılmasını talep etmiş, Mahkemece 07.06.2016 tarihli ek kararla kısıtlılık halinin sona erdiğinin tespitine karar verilmiştir. Ek karar, vasi tarafından temyiz edilmiştir.
Talep, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 472. maddesi gereğince kısıtlılığın kaldırılması istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanunu'nun 472. maddesinde "Diğer kısıtlılar üzerindeki vesayet, yetkili vesayet makamının kararıyla sona erer. Vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalkması üzerine vesayet makamı vesayetin sona ermesine karar verir.” Aynı Yasa'nın 475. maddesinde ise “Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kısıtlanmış olan kişinin vesayetin kaldırılmasını isteyebilmesi, en az bir yıldan beri vesayet altına alınmasını gerektiren sebeple ilgili olarak bir şikâyete meydan vermemiş olmasına bağlıdır." hükmü yer almaktadır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, mahkemece kısıtlının talebi doğrultusunda herhangi bir araştırma yapılmadan sadece kısıtlı ve vasinin duruşmadaki beyanına istinaden kısıtlılık halinin sona erdiğinin tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır. Resen araştırma ilkesi ve vasinin kısıtlılığın devamı yönündeki beyanı dikkate alınarak TMK 475. maddesi gereğince araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davacının temyiz itirazlarının kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 16.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.