MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının yeni bir numara ile, nüfus kayıtlarında "Beyaz" olan adının da "Semra" olarak değiştirilmesini istemiş; mahkemece, davanın reddine kararı verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 27. maddesi hükmüne göre adın düzeltilmesi haklı nedenlere dayanılarak hakimden istenebilir.
Somut olayda dava iki ayrı talebi içermekte olup, birinci talep davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, ikinci talep ise "......" olan adının "........." olarak değiştirilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının değiştirilmesine ilişkin talebinin reddinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dinlenen tanık beyanlarından davacının "........." adıyla tanınıp bilindiği anlaşıldığına göre; bu hususun sözü edilen kanun maddesine göre haklı neden sayılarak, adın değiştirilmesine ilişkin talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın bu talep yönünden de reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.