MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kayyımlığın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, vekil edeninin 1338 ada 17 parsel sayılı taşınmaz malikleri ... oğlu ... ve ... kızı ...'nın mirasçısı olduğunu açıklayarak ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/206 Esas, 2009/1275 Karar sayılı ilamı ile neticesinde atanan kayyımlığın kadırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davacının ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/16 Esas-8 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre mirasçı olduğu anlaşıldığından ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/206 Esas, 2009/1275 Karar sayılı ilamı ile konulan kayyımlığın kaldırılmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, kayyım vekili tarafından temyiz edilmiştir.
... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/206 Esas, 2009/1275 Karar sayılı ilamı ile; 1338 ada 17 parselde 1/2 'şer hisse sahibi ... kızı ... ve ... oğlu ...'ı tanıyan bilen olmadığı, hak ve hukuklarının korunması amacıyla en büyük mal memurunun kayyım olarak tayinine karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava konusu 1338 ada 17 parsel sayılı taşınmazın 1950 yılında yapılan kadastro çalışmalarında; temessük 815/1 defterin 155 sahifesinde 24 ... 305 tarih ile yarı yarıya ... kızı ... ve ... oğlu ... mülkleri iken ...'ın 915 yılında ve ...'nın 945 yılında öldükleri, her iki ölüm hadisesine ait herhangi bir belge ibraz edilmediğinden temessük kaydı mucibince 1/2 hisse oranında ... kızı ... ve ... oğlu ... adlarına tespitinin yapıldığı ve itiraz edilmeksizin 21.09.1950 yılında tapuya tescil edildiği, davacı tarafından miras bırakan ... ..., ... ... ve ... ...'nin mirasçılık belgesinin verilmesi istemine ilişkin hasımsız olarak açılan davada, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/16 Esas, 2016/8 Karar sayılı ilamı ile 1338 ada 17 parselde kayıtlı taşınmazın 1/2 hisse sahibi ... kızı ... ve 1/2 hisse sahibi ... oğlu ...'ın soyadlarının ... olduğu, bu iki murisin hayatta olan tek mirasçılarının torunları olan ... olduğu, miras meselesinin 1 pay olarak ... ...ye ait olduğuna karar verildiği görülmüştür.
Dosya içeriğinde kayıt malikleri ... kızı ... ve ... oğlu ...'ın nüfus kayıt örnekleri bulunmamaktadır. Davacı tarafın mirasçılığını gösteren ve karara dayanak yapılan veraset ilamının hasımsız alınmış olduğu, keza hasımsız olarak açılan davada davaya konu taşınmaz malikleri ... kızı ... ve ... oğlu ...'ın soyadlarının "..." olarak belirlenmesinin mümkün olmamasının yanısıra bağlayıcılığı da bulunmadığı gözetildiğinde, tapu kayıt malikleri ... kızı ... ve ... oğlu ...'ın davacının miras bırakanları olan mirasçılık belgesinde soyadlarının zincirli olduğu belirtilen ... ... ve ... ... ile aynı kişi olup olmadıkları hususunda duraksama oluşmuştur.
O halde, tüm bu açıklamalar ışığında; Mahkemece; tapu kayıt malikleri ... kızı ... ve ... oğlu ...'ın davacının miras bırakanları ... ... ve ... ... ile aynı kişi oldukları hususundaki tereddütün giderilmesi amacıyla davacı tarafa tapu kaydında düzeltim işlemlerinin yapılması için süre ve imkan tanınması, düzeltme işleminin sağlanması halinde şimdiki gibi davanın kabulüne, sağlanamadığı halde mevcut kanıtlara göre tapu malikleri ... kızı ... ve ... oğlu ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı kayyım vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, HUMK'nın 440/III-1,2,3,4 bendi gereğince Yargıtay Daire ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 16.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy