MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kayyımlığın Atanması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı Orman Genel Müdürlüğü vekili, 35 ada 48 parsel numaralı taşınmaz malilkeri ...'nın nüfus kayıtlarına ulaşılamadığını, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/37 esasında devam eden davada tapu kaydı malikleri ...'ya kayyım atanması için verilen yetki üzerine eldeki davayı açtıklarını belirterek, dava konusu taşınmaz maliklerine ... Defterdarlığının kayyım olarak atanmasına karar verilmesini istemiş; mahkemece, yapılan araştırmalar sonrasında kendisine kayyım tayini istenilen kişilerin kimlik bilgilerine ulaşıldığından, kayyım atanmasına da gerek bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen davacı Orman Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kim oldukları tespit edilemeyen kişilere kayyım atanmasına ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden dava konusu 35 ada 48 parsel sayılı taşınmazın 1/6'şar payının ... adına kadastro yolu ile 05.02.1957 tarihinde oluşturulan tapu kaydında ... ve ...'nın soyadlarının yer almadığı, mahkemece kayyım atanması istenen kişilerin nüfus bilgilerinin gönderilmesi istenilen nüfus müdürlüğü cevabında, ... İli nüfusuna kayıtlı ... oğlu ... adına 112 ... kızı ... adına 725 ... İli merkez ilçesi nüfusunda ise ... oğlu ... adına 36 ... kızı ... adına 159 kaydın bulunduğu bildirilmiştir.
Somut olayda, dosya kapsamına göre; tapu kaydı malikleri geçen ... oğlu ... ve ... kızı ...'nın nüfus kayıtları gelen kişiler ile aynı kişiler olduğunu söylemek mümkün olmayıp tapu kayıtları ile nüfus kayıtları arasında irtibatlandırma yapılmamıştır. Kaldi ki, tapu kaydında malik görünen ... ve ...'nın soyadları da tapu kayıtlarında yer almamaktadır. O halde, tapu malikleri ile nüfus kaydındaki kişilerin aynı kişi olup olmadığı hususunda duraksamalar oluştuğundan, tapu kaydında yer alan malikler ... oğlu ... ve ... kızı ...'ya kayyım atanması gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı kurum vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.