MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kayyımlığın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar ..., ... ve ... ... vekili, davalı idarenin 2476 ada 19 parsel sayılı taşınmaza kayyım olarak atandığını, kayyım atanması için öncelikle malikin olmaması gerektiğini, ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24.03.2009 tarih, 2006/213 Esas-2009/93 Karar sayılı kararı ile kayyımlık kararı verilen söz konusu taşınmazın vekil edenleri adına tesciline karar verildiğini, kararın temyiz edildiğini ve halen derdest olduğunu, anılan taşınmazın malikleri ve yasal mirasçıları bulunduğunu, idarenin kayyım atanmasının herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığını açıklayarak kayyımlık kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 2476 ada 19 parsel sayılı taşınmaz yönünden ... 3.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2004/575 Esas-2008/149 Karar sayılı dava dosyasında atanan kayyımlık kararının kaldırılmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK'nun 427. maddesi "Vesayet makamı, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya resen temsil kayyımı atar: 1. Ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse, 2. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa, 3. Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa." hükmünü, TMK'nun 477.maddesi ise " Temsil kayyımlığı, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona erer. Yönetim kayyımlığı, kayyımın atanmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla sona erer. Yasal danışmanlık, vesayetin kaldırılmasına ilişkin hükümler uyarınca vesayet makamının kararıyla sona erer." hükmünü içermekteedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 2476 ada 19 parsel sayılı taşınmazın 4/16 hissesinin ... ... oğlu ..., 4/16 hissesinin ... ... kızı ..., 1/16 hissesinin ... kızı ..., 1/16 hissesinin diğer hissedarlarla birlikte elbirliği mülkiyeti şeklinde ... ... karısı ... adına kayıtlı olduğu, ... 3.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 07.02.2008 tarih, 2004/575 esas-2008/149 karar sayılı kararı ile anılan hisselerdeki adı geçenlerin hak ve menfaatlerini gözetmek ve temsil etmek üzere ... Defterdarının kayyım olarak atanmasına karar verildiği, ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24.03.2009 tarih, 2006/213 esas-2009/93 karar sayılı kararı ile ... ... oğlu ..., ... ... kızı ..., ... kızı ..., ... ... eşi ... paylarının iptali ile temyize konu iş bu dosya davacıları adına tesciline karar verildiği ancak dosyanın derdest olup kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Dosya arasına getirtilen güncel tapu kaydından taşınmazın halen kendilerine kayyım atanan ... ... oğlu ..., ... ... kızı ..., ... kızı ..., ... ... karısı ... adlarına hisseli olarak kayıtlı olduğu, davacıların gelen tapu kaydında malik olarak görünmedikleri anlaşıldığına göre, TMK'nun 427. maddesindeki hal ortadan kalkmamıştır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı ... vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy