MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vesayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün kısıtlı adayı ve vasi adayı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
... Cumhuriyet Başsavcılığının 21/03/2016 gün ve 2015/7146 sayılı ihbarına istinaden, Mahkemece ...'ın Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi uyarınca vesayet altına alınmasına ve babası ...'ın adı geçene vasi olarak atanmasına karar verilmiştir.
Vesayet hakkındaki hükümler kamu düzenine ilişkindir.
1-Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; kısıtlı adayı hakkında düzenlenen, ... Devlet Hastanesi Baştabipliğinin 24/05/2016 tarih ve... sayılı raporunda, "Şahsın polikliniğimizde yapılan mental durum muayenesi kendisi ve yakınlarından alınan anamnez bilgileri ve sosyal inceleme sonucuna göre; düşünce içeriğinde paranoid düşüncelerinin bulunduğu, ayırıcı tanı ve tedavisi açısından erkek psikiyatri polikliniği bulunan bir merkeze sevk edilmesinin uygun olacağı", ... Dr. ... Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 12/02/2016 tarih ve 67971284/160002927/3838 sayılı raporunda ise "Mevcut akıl hastalığı, şahsın işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılamasını ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldırıcı nitelikte olup, suç tarihinde ve halen müsnet suçu nedeniyle cezai ehliyeti yoktur. TCK'nun 32/1 maddesinden yararlanır. TCK'nun 57/1 maddesi gereğince koruma ve tedavi kararı gerektiği" bildirilmiş, ancak her iki raporda da TMK'nun 405. maddesi kapsamında bir değerlendirmenin yapılmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, kısıtlı adayının Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesinde yer alan kısıtlama sebebinin bulunup bulunmadığı konusunda heyet raporu alınıp oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile talebin kabulü,
2-Kabule göre de, Türk Medeni Kanunu'nun 335 ve 419/son maddeleri uyarınca, kısıtlanan ergin çocuğun velayet altında bırakılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 18.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.