MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
İLGİLİ VAKIF : Mazbut Kenmet Kaptan İbni Hasan Kaptan Vakfı
DAVA TÜRÜ : Yetersiz Ödenen Galle Fazlasının İstirdadı İstemli
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın yetki yönünden usulden reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
..K. A R A R
Dava dilekçesinde, davalı ...ın ....Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunu, vakfa ait ... İli ... ilçesinde 1169 ada 1, 49 ve 20 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu, halde vakfa ait galle fazlasının vakıf evlatlarına yapılan ödemesinin vakfiyeye aykırı olduğundan 2012 yılında durdurulduğunu, galle fazlası olarak 2004-2009 yılları arasında davalıya yapılan haksız ödemeler toplamı 3.419,73 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsili istenmiş; mahkemece, uyuşmazlığın taşınmazın aynından kaynaklandığı, yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesi ile davanın yetki yönünden usulden reddine dair verilen karar davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 3.maddesine göre: mülhak vakıf, mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulmuş olan yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilmiş vakıfları, mazbut vakıf ise, bu kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıfları, galle fazlası, mazbut ve mülhak vakıflarda, vakfın hayrat ve akarlarının onarımı ile vakfiyelerindeki hayrat hizmetlerin ifasından sonra kalan miktarı, intifa hakkı ise, mazbut ve mülhak vakıflarda, vakfiyelerindeki şartlara göre ilgililere bırakılmış galle fazlaları ve hakları ifade eder.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri, 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir." hükmü yer almaktadır.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 7/g maddesi uyarınca, kişilerin yerleşim yeri adreslerinin nüfus aile kütüklerinde bulunması zorunludur. Bu Kanuna dayanılarak çıkartılan Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliğinin 13/1 maddesinde ise yerleşim yeri adreslerinin tutulmasında kişinin yazılı beyanının esas alınacağı hükme bağlanmıştır.
Somut olayda vakıf evladı olduğu belirtilen davalıya galle fazlası olarak 2004-2009 yılları arasında yapılan haksız ödemelerin toplamı 3.419,73 TL nin faizi ile birlikte davalıdan tahsili istenilmektedir. Davadaki bu talep, davacı tarafından ödenen bedelin 9098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77. ve devamı maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalıdan tahsiline ilişkin olup, taşınmazın aynından kaynaklanmamaktadır. Sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümlerden doğan uyuşmazlıklarda yetkili mahkeme ise, usulün genel yetki kuralı kapsamında davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (HGK.'nun 26.10.1966 gün 1965/302 E.-1966/279 ....sayılı ilamı) Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yerinin Muratpaşa-... olduğu, bu yerin ... Asliye Hukuk Mahkemesi yargı alanı içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar karşısında mahkemece; davada sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacağın tahsilinin talep edildiği ve bu davanın davalının yerleşim yeri mahkemesinde açıldığı ve mahkemenin yetkili olduğu gözönünde bulundurularak, işin esasına girilip gösterilen deliller toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy