MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava dilekçesine, malvarlığının amacını gerçekleştirme imkanı kalmayan ...... tasfiyesi ile mahkeme sicilinden silinmesi istenmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda ...... amacını gerçekleştirme imkanı kalmadığından ...... tasfiyesine ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Dava, malvarlığının amacını gerçekleştirme imkanı kalmayan ...... tasfiyesi ile mahkeme sicilinden silinmesi istemine ilişkindir. (TMK 116. madde)
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 101. maddesinde de gerçek ve tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal toplulukları olarak tanımlanmış 101.maddedeki tanımdan da anlaşılacağı gibi, ...... kurulmasının sadece mal ve hakların özgülenmesiyle değil, “yeterli” mal ve hakların özgülenmesiyle olacağı vurgulanmış, yine ...... tüzel kişiliğe sahip mal topluluğu olması niteliği de ...... tanımında bir unsur olarak belirlenmiştir.
Bu tanımlamalara göre ...... üç önemli unsuru taşıması gerekli olup bunlardan birincisi, vakfı yapan kimse ve bunun irade beyanı; ikincisi ve en önemlisi ...... konusunu teşkil eden mal; üçüncü unsur ise ...... temin edeceği fayda ve bundan yararlanacaklar olarak ifade etmek mümkündür. Bu üç unsurun bulunmadığı hallerde hukuken bir vakıftan söz etmek imkansızdır. Bir ...... kuruluş aşamasında sahip olduğu koşulları sonradan kaybetmesi onun dağılması sonucunu doğuracağında şüphe yoktur. Şunu da özellikle belirtmek gerekir ki, bir ......, amaçlarını gerçekleştirmesi onun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde ve sürekli olarak gayesine özgülenmiş bir mal veya hakka sahip olmasıyla mümkün bulunup sürekliliği ve bunu sağlayacak herhangi bir hukuki alt yapıya sahip olmayan yardım veya hayır kuruluşunu vakıf saymak imkansızdır. Aynı Kanunun 116. maddesinde de amacın gerçekleşmesi olanaksız hale geldiği ve değiştirilmesine de olanak bulunmadığı takdirde ...... kendiliğinden sonra ereceği ve mahkeme kararıyla sicilden silineceği, 52. madde de ise; sona eren tüzel kişinin kişiliği, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam edeceği, hükme bağlanmıştır.
...... sona ermesi halinde, ortaya mal varlığının tasfiyesi ile arta kalan malvarlığının özgülenmesi (tahsisi) konusu çıkar.
Tüzel kişilere ilişkin genel hükümlerde belirtildiği gibi, ...... tasfiyesi, MK’nun 53. maddesi hükmüne tabidir. Buna göre Kanunda ve kuruluş belgesinde aksine hüküm yoksa tasfiye, terekenin resmi tasfiyesine ilişkin hükümlere göre yapılacaktır. Tasfiye için ...... malvarlığının aktif ve pasifi tespit edilerek defteri tutulur, mal ve haklar paraya çevrilir, alacaklar tahsil edilir, borçlar ödenir (TMK. mad. 634-635).
Medeni Kanun m. 54/I 'e göre; kanunda veya kuruluş belgesinde başka hüküm yoksa ya da yetkili organ başka türlü karar vermedikçe, tasfiye edilen tüzel kişinin malvarlığı en yakın amacı güden kamu kurum ve kuruluşuna geçer. Ancak özgülenme amacının aynı olmasına dikkat edilir. Medeni Kanun’un vakıflarla ilgili hükümlerinde, sona erme halinde mal varlığının tahsisinin nasıl yapılacağı belirtilmemiştir.
Vakıflar Kanunu’nun 27. maddesinde bu konuda getirilen düzenlemeye göre ise; sona eren yeni vakıfların borçlarının tasfiyesinden arta kalan mal ve haklar, vakıf senedinde yazılı hükümlere göre, senetlerinde özel bir hüküm bulunmayanlarda ise Genel Müdürlüğün görüşü alınarak mahkeme kararıyla benzer amaçlı bir vakfa, dağıtılan yeni vakıfların borçlarının tasfiyesinden arta kalan mal ve haklar ise Genel Müdür1üğe intikal edeceği, 27.09.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Vakıflar Yönetmeliğinin 19. maddesinde; amacının gerçekleşmesi imkânsız hale gelen ve değiştirilmesinde de olanak bulunmadığı takdirde, ...... kendiliğinden sona ereceği, ...... yönetim organı veya Genel Müdürlük ...... amacının gerçekleşmesinin imkânsız hale geldiği kanısına varırsa dilekçe ile mahkemeye başvurarak durumun mahkeme siciline tescilini isteyeceği, mahkemenin gereğine göre Genel Müdürlüğün veya ...... yönetim organının yazılı düşüncesini alarak ...... dağılması ve tasfiye kurulu oluşumu istemini karara bağlayıp dağılma kararını sicile tescil edeceği, sona eren ...... kişiliğinin, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam edeceği, yine aynı yönetmeliğin 22.maddesinde ise; sona eren yeni vakıfların borçlarının tasfiyesinden arta kalan mal ve haklar, vakıf senedinde yazılı hükümlere göre, senetlerinde özel bir hüküm bulunmayanlarda ise Genel Müdürlüğün ve devredilecek ...... görüşü alınarak mahkeme kararıyla benzer amaçlı bir vakfa; dağıtılan yeni vakıfların borçlarının tasfiyesinden arta kalan mal ve haklar ise Genel Müdürlüğe devredileceği hüküm altına alınmıştır.
1- ...... sona ermesi iki farklı nedene bağlanmıştır. Bunlar somut olayda olduğu gibi amacın gerçekleşmesinin olanaksız hale gelmesi ve yasak amaç gütme sebebine dayalı mahkeme kararı ile ...... dağıtılması olup, her iki sebeple sona ermenin sonuçlarının farklı olması sebebi ile yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler dikkate alınarak mahkemece davacı ...... sona erdiğinin tespitine de karar verilmesi gerekirken, bu konuda hüküm kurulmaması,
2- ...... malvarlığının bulunup bulunmamasının tasfiye kurulu oluşturulmasına engel olmadığı hususu da dikkate alınarak mahkemece, yukarıda belirtilen emredici düzenlemeler doğrultusunda, ...... sona ermesi (dağılması) halinde artan mal ve hakların nereye devredileceğinin vakıf senedinin 25. maddesindeki düzenleme de gözönünde bulundurulup yöntemince tespitinden ve uygulamada duraksamaya sebebiyet vermemek için davacı vakıf meclisinin 27.01.2014 tarihli toplantıda alınan kararlarla birlikte değerlendirilerek bir tasfiye kurulunun belirlenmesinden sonra ...... sona erdiğine karar verilmesi yerine, tasfiye kurulu oluşturulmadan davanın kabulü,
3- ...... sona erdiğinin tespiti ve tasfiye kurulu oluşturulması ile birlikte TMK'nin 52. maddesi gereğince ...... tüzel kişiliği ile ehliyetinin tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sonuna kadar devamına karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy