MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA : Derneğe Üye ve Borçlu Olmadığının Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı-karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Asıl davada davacı ... tarafından davalı ... aleyhine ...İcra Müdürlüğünün 2012/6631 sayılı dosya ile başlatılan icra takibine borçlu ... tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi istenilmiştir. ... tarafından davalı ...'ne karşı açılan ve asıl dava ile birleşen davada ise; davacı ... aleyhine aidat alacağının tahsili için davalı ... Derneğinin yapmış olduğu icra takibinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ve davacının derneğe üye olmadığının tespiti talep edilmiştir. Mahkemece asıl davanın kabulü ile icra dosyasındaki takibin devamına, icra inkar tazminatı verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6. maddesinde; genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, yerleşim yerinin, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirleneceği, 14/2. maddesinde, dernek ile üyeler arasındaki davaların dernek merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede bakılacağı; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 51. maddesinde de; tüzel kişinin yerleşim yerinin kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yer olduğu; 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 2. maddesinde ise; bu Kanunun uygulanmasında, derneğin yerleşim yerinin, derneğin yönetim faaliyetlerinin yürütüldüğü yeri, dernek merkezinin ise derneğin yerleşim yerinin bulunduğu il veya ilçeyi ifade ettiği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, davacı-karşı davalının açtığı davada itirazın iptali, davalı- karşı davacı tarafından davalı derneğe üye olmadığı ile üyelik aidatının tahsili için yürütülen icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti için Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldığı, davalı derneğin tüzüğünde merkezinin İstanbul (İstanbul Adliyesi yargı çevresinde) olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Derneklerle ilgili mevzuatta düzenlenen dernek ile üyeler arasındaki davaların dernek merkezinin bulunduğu yerdeki Mahkemede bakılacağına dair yetki kuralı kesin nitelikte olup kamu düzenine ilişkin olduğundan Mahkemece re'sen gözönüne alınması gerekir. Bu durumda Mahkemece kesin yetki kuralı gereği derneğin merkezinin bulunduğu İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğu gözetilerek dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesi yerine işin esasına girilerek asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy