MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen muristen kalan taşınmazın özgüleme davasında davalılardan ... tarafından yatırılması gereken 130.000 TL özgüleme bedeline; davalının bu bedelin 9.705,98 TL'sinin dava öncesinde mahkeme dosyasına yatırıldığı ve özgüleme bedelinden mahsup edilmesi yönündeki itirazı nedeniyle özgüleme bedelinin 9.705,98 TL eksik yatırıldığını, ancak yaptıkları araştırmada 9.705,98 TL asıl alacak ve faizi olan 14.619,27 TL'nin davalıların zimmetinde kaldığının tespit edildiğini, her iki davalıya da noter aracığı ile ihtarname gönderildiğini, kabul edilmemesi nedeniyle dava açtıklarını belirterek, davalıların zimmetinde olan 9.705,98 TL alacak, alacağa 17.06.2005 tarihinden itibaren islemiş; faiz 14.619,27 TL olmak üzere toplam 24.325,25 TL alacağın işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir
Davalılar vekili ise; davalılardan ...’nun murisin vasisi olduğunu, murisin vefatı üzerine vesayet makamınca bilirkişi incelemesi yaptırıldığını ve kısıtlının hesaplarında gider fazlası olup bu fazlanın davalı ... tarafından karşılandığını tespit ederek vesayet dosyasını kapattığını, böylece mahkemenin bir usulsüzlük tespit etmediğini, dava konusu edilen miktarın hak sahibi murise ödendiğinin belirlendiğini, özgüleme davasının 2012 de kesinleştiğini, bu tarihten itibaren 1 yıl içinde dava açılmadığı için davanın zamanaşımından reddinin gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, murisin vefatı ile vesayet dosyasının kapatıldığı ve vasiden kesin rapor alındığı, bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve bilirkişi raporu uyarınca vesayet dosyası kapatılmış olduğundan davacının sonradan özgüleme dosyasında kapanan vesayet dosyası gereği mahsup edilen bedeli vesayet altına alınan murisinin vesayet dosyasına girmediğini iddia ederek, davalıların zimmetinde kaldığını belirtip talepte bulunma hakkı olmadığı, vesayet dosyasının mahkemece vasinin hesapları denetlenip bilirkişiden rapor alınarak kapatıldığı,vesayet dosyasında davacının iddia ettiği gibi zimmetinde bedel olduğu tespit edilmiş olsa idi vesayet dosyasının kapatılmaması gerektiği ve davacının vesayet dosyasının kapanmasından çok sonra davalılar aleyhine açtığı davada haksız olduğu,talepte bulunma hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı dava dilekçesinde; davalılardan Müzeyyen tarafından yatırılması gereken özgüleme bedelinden, daha önce bir kısmının yatırıldığı iddia edilerek 9.705,98 TL nin eksik yatırıldığı ve bu bedelin davalıların zimmetinde kaldığını iddia etmiştir. Dosya kapsamında bulunan banka ekstreleri incelendiğinde;davalılardan Hüsnü’nün 16.06.2005 tarihinde de davalı ... hesabına 9.705,98 TL'yi transfer ettiği, davalı ...'in bu parayı alarak o tarihte davaya bakan mahkemenin ara kararı doğrultusunda Ziraat Bankası ... Şubesindeki müteveffa ... adına olan vesayet dosyasına yatırdığı, mahkeme tarafından aynı gün ödeme makbuzunun mahkemeye ibrazı ile özgüleme kararı verildiği, ertesi gün olan 17.06.2005 tarihinde de davalılardan Hüsnü'nün verdiği talimat ile Ziraat Bankası ... Şubesindeki müteveffa... adına yatan parayı Yapı Kredi Bankası Fındıklı Şubesindeki kendi hesabına gönderdiği ve fon aldığı anlaşılmıştır.
Dava T.M.K'nun 489 ve devamı maddeleri gereğince vasinin sorumluluğuna ilişkindir.Mahkemece; özgüleme davasının sonucu da gözetilerek tarafların hukuki durumu belirlenip karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ve HUMK'nun 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.