MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Vasi Atanması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
... Cumhuriyet Başsavcılığının 13/11/2015 tarihli ihbar yazıları ile ...'ın yazmış olduğu 35 dilekçe değerlendirilerek, hakkında 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 405. maddesi uyarınca kısıtlanarak kendisine vasi atanması istenilmiştir. Mahkemece, ilgili hastanelere yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda, ...'ın akıl sağlığı ve akıl kayıplığı nedeniyle herhangi bir tedavi görmediği ve tüm aramalara rağmen ...'a ulaşılıp rapor alınamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verimiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesinde, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her erginin kısıtlanacağı; 409/2. maddesinde ise akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmi sağlık kurulu raporu üzerine karar verilebileceği, hakimin karar vermeden önce kurul raporunu gözönünde tutarak kısıtlanması istenilen kişiyi dinleyebileceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda, kısıtlı adayının hastaneye sevkinin sağlanması için emniyet müdürlüğüne yazı yazılmış olup kısıtlı adayı temin edilemediğinden rapor alınamamış, mahkemece kısıtlı adayının mernis adresi olan ... ilindeki hastanelere müzekkere yazılarak tedavi olup olmadığı sorulmuş, tedavi olmadığının bildirilmesi üzerine bu bilgilerle yetinilerek karar verilmiştir.
Vesayet hakkındaki hükümler kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece re'sen araştırma yapılabilir. TMK. 409/2. maddesinde ise akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmi sağlık kurulu raporu üzerine karar verilebileceği bildirildiğinden, mahkemece kısıtlı adayının temin edilerek hastaneye sevki ile kurul raporu gözetilerek, ve rapora göre gerekirse kısıtlanması istenilen kişi de dinlenilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile davanın reddine karar verilmesi, doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMKnun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMKnun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 18.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy