MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vesayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacı ... ve vasi adayı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı dava dilekçesinde; babası ...'un akıl hastalığı ve malvarlığını kötü yönetimi sebebiyle kısıtlanması ve vasi atanmasını istemiştir.
Mahkemece kısıtlı adayının beyanı ve dosyadaki belgelere göre kısıtlanmasını gerektirir bir durum olmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı ve vasi adayının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Türk Medeni Kanununun 406. maddesinde ''Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.'' hükmü yer almaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan raporda, şahsa vasi tayini gerekmediği belirtilmiş olup sadece TMK.nun 405. maddesi bakımından değerlendirme yapılmıştır. Oysa ki dava dilekçesinde kısıtlı adayının malvarlığını kötü yönetmesi iddiası da mevcuttur. Mahkemece TMK.nun 406. maddesi uyarınca araştırma yapılmadan hüküm kurulmuştur. Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece kendiliğinden araştırma yapılabileceği de gözetilerek, tarafların gösterecekleri delillerin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Mahkemece gerekli araştırma yapılarak kısıtlama nedeninin bulunmadığının anlaşılması halinde, red kararı verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 18.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.