MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Vasi Atanması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün vasi adayı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Vasi adayı, dava dilekçesinde; babası ...'ın yaşlı, hasta ve işlerini takip edemeyecek durumda olduğunu, babasının bu kadar rahatsızlıkları var iken erkek kardeşlerinin baskısı ile taşınmazlarını satma yetkisi içeren vekalet vererek mallarını satışa çıkardığını, babasının kandırılarak verdiği vekalet ile kardeşi ...'ın bir taşınmazı 60.000-TL'ye satıp bedelini aldığını, bu satıştan babasının haberinin olmadığını, babasının mallarını idare edecek durumda olmadığından vesayet altına alınmasını, ... İlçesi, ... Köyü'ndeki adına kayıtlı yerlerin dava sonuçlanana kadar satılmaması için tedbir konulmasını dava ve talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya mündericatına göre; dosyada mevcut ... İlçe Devlet Hastanesi'nin 14/03/2016 tarih ve 231 nolu sağlık kurulu raporuna göre kısıtlı adayının, vasi tayini gerektirir derecede rahatsızlıklarının olmadığını, ayrıca kısıtlı adayının isteğe bağlı olarak vesayet altına alınmayı kabul etmediği, bu itibarla 4721 sayılı TMK'da yer alan vesayet altına alma koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 405, 406 ve 408. maddeleri kapsamında kalan, akıl hastalığı, malvarlığını kötü yönetme, savurganlık ve yaşlılık sebeplerine dayalı kısıtlanma kararı verilmesi istemine ilişkindir.
1- TMK'nun 405. ve 408. maddeleri yönünden yapılan inceleme; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan davacılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Türk Medeni Kanunu'nun 406. maddesinde; "Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır." hükmü yer almaktadır. Dava dilekçesinde kısıtlanması istenilenin verdiği vekaletname ile taşınmazının elden çıkarıldığı, elde ettiği bedellerin ne olduğunu ve ne yaptığını bilmediği, malvarlığını kötü yönettiği ve hatta yönetemediği iddiası da vardır. Tapu sicil müdürlüğünden gelen 30/11/2015 gün 10284 sayılı yazıya göre kısıtlı adayı 2 adet gayrimenkulünü satmıştır. Satışın hangi tarihte olduğu belli olmamakla birlikte bu davanın devamı sırasında satışın yapıldığı izlenimi vermektedir. Türk Medeni Kanunu'nun 406. maddesi uyarıncada dava tarihinden önce başka satışların olup olmadığı, satıştan elde edilen gelirin nasıl kullanıldığı ile ilgili herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, Mahkemece re'sen araştırma yapılabileceği de gözetilerek, Türk Medeni Kanunu'nun 406. maddesinde yer alan hususlar yönünden de re'sen ve tarafların gösterecekleri delillerin toplanıp değerlendirilmesi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacılar vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 18.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy