MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vasi Değişikliği
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vasi adayı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı ... vekili, vekil edeninin babası olan ...'ın kısıtlanarak annesi ...'ın velayeti altında bırakıldığını, veli ...'ın 1936 doğumlu olup 86 yaşında olduğunu, gerek fiziken gerek ruhen kısıtlının haklarını koruyabilecek, ona karşı bakım ve gözetim yükümlülüğünü ifa edebilecek durumda olmadığını, ayrıca kısıtlının malvarlığının tükenmesi sonucunu doğuracak fiil ve davranışlarda bulunduğunu açıklayarak ...'ın velayet görevinin kaldırılarak kısıtlıya vekil edeninin vasi olarak atanmasına karar verilmesini istemiştir.
... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 03.07.2015 tarih, 1992/872 Esas-1992/905 Karar sayılı ek kararı ile talebin reddine karar verilmiş, davacı vekilinin itirazı üzerine dosya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmiş ve ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 11.02.2016 tarih, 2015/375 Esas-2016/57 Karar sayılı kararı ile vasinin değiştirilmesini ve görevine son verilmesini gerektirir bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar vesayet makamının kararlarına karşı TMK'nun 488. maddesi uyarınca itiraz edilebileceği ve denetim makamının da yapacağı inceleme üzerine kesin olarak karar vereceği düzenlenmişse de; TMK'nun 419/2.maddesi uyarınca ergin kişiye anne ya da babasının yasal temsilci atanmasını gerektiren durumlarda anne ya da babanın velayeti altında bırakılmasına karar verileceğinden söz konusu atama işlemi velayet hükümlerine tabi olacaktır. Somut olayda; ... ergin olan ... ...'ın annesi ...'ın velayeti altında bırakılmasının usul ve yasaya uygun olmadığını ileri sürerek kaldırılmasını, kendisinin vasi olarak atanmasını istemiştir. Buna göre, davacının talebi içerisinde velayetin kaldırılması isteği de bulunduğuna göre, vesayete ilişkin usul hükümleri uygulanarak denetim makamı tarafından TMK'nun 488. maddesi uyarınca karar verilmişse de; velayet hükümlerine tabi olması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen karar kesin olmayıp Yargıtay denetimine tabidir. Bu nedenle denetim makamı sıfatıyla 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin verdiği 11.02.2016 tarih, 2015/375 Esas-2016/57 Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Türk Medeni Kanunu'nun 335. maddesi uyarınca ergin olmayan çocuk ana ve babasının velayeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz. Hakim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velayeti altında kalırlar. Aynı Kanunun 419/son maddesinde ise kısıtlanan ergin çocukların kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılacağı hükme bağlanmıştır. Açıklanan Yasa hükümlerine göre, kısıtlanıp velayet altında bırakılmasına karar verilen çocuklar hakkındaki uyuşmazlıklarda "velayet" hükümleri uygulanır. Bu hükümleri uygulayacak görevli mahkeme ise 4787 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince aile mahkemesidir.
Az yukarıda da belirtildiği gibi talep, velayetin kaldırılmasına ve ...'nın yeni vasi olarak atanmasına ilişkin bulunduğuna göre, öncelikle velayetin kaldırılmasına ilişkin talebe yönelik bölümün tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmesinden sonra görevsizlik kararıyla Aile Mahkemesi'ne gönderilmesi, bu mahkemede yapılacak yargılamanın sonucunun bekletici mesele yapılması, anılan mahkemenin velayetin kaldırılması talebine ilişkin vereceği karar doğrultusunda ...'nın vasi olarak atanıp atanmayacağına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
17.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy