MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vesayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, babaannesi olan kısıtlı adayı ...'ün yaşlı ve güçsüz olduğundan malvarlığını idare edemediğini, baskı ve telkinlere karşı gelemediğini belirterek kısıtlanmasını, vesayeti gerektirecek bir halin bulunmadığı halde yasal danışman atanmasını istemiştir.
Mahkemece, kısıtlı adayının malvarlığını kötü yönetime ilişkin delillerin olmadığı, sağlık kurulu raporu ile de vasi tayini gerekli olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 406. ve 408. maddesi kapsamında vesayet altına alınma, vesayeti gerektirir hal bulunmadığı takdirde 429. maddesi kapsamında yasal danışman atanması istemine ilişkindir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Fiil ehliyetinin bulunmaması kısıtlanma; vasi atanması nedenidir. Aynı Yasa'nın 429. maddesinde ise ergin bir kişinin kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla birlikte korunması için fiil ehliyeti sınırlanarak yasal danışman atanacağı hükme bağlanmıştır.
Kısıtlı adayı ... hakkında aldırılan ... Devlet Hastanesi Başhekimliği'nin 11.06.2015 günlü sağlık kurulu raporu incelendiğinde; düşünce içeriğinde aktif psikopatoloji bulunmadığı, şahısa vasi tayini gerekli olmadığı belirtilmiş, ancak yasal danışman atanmasının uygun olup olmayacağı yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Vesayet hakkındaki hükümler kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece; kısıtlanması istenilen ... hakkında TMK'nun 429. madde kapsamında fiil ehliyetinin sınırlandırılarak kendisine yasal danışman atanması gerekip gerekmediği konusunda denetime elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus değerlendirilmeden yalnız akıl sağlığı yönünden inceleme yapan sağlık kurulu raporuna göre, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının 1. bentte yazılı sebeplerle yerinde görülmediğinden REDDİNE, HUMK'nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 23.1.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy