MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Doğum yeri ve doğum tarihinin düzeltilmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmada özetle; müvekkilinin...'da 27/07/1974 tarihinde doğduğunu...'da alınan doğum kayıtlarında ve hastane kayıtlarında adının... olarak kayıt yapıldığını, daha sonra ... ... nüfus idaresinden alınan belgede müvekkilinin adının ... olarak 15/12/1992 tarihinde değiştirildiğini, müvekkilinin bütün kayıtları ..., doğum tarihinin 27/07/1974, doğum yerinin de .... ... olarak gözüktüğünü ve Türkiye'deki nüfus kayıtlarının da bu şekilde düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, davacının talebinin nüfus kaydında... olarak kayıtlı olan kişi ile davacının aynı kişi olduğu ve bu nedenle...'ın doğum tarihi ve doğum yerinin davacı ...'ın doğum yeri ve doğum tarihi olarak yazılması istemine ilişkin olduğu, .... 1 AHM'nin 2013/38 Esas - 2013/335 Karar sayılı kararı incelendiğinde, davanın kısmen kabulüne karar verilerek .... T.C. kimlik numaralı ... ile .... T.C. kimlik numaralı...'ın aynı kişiler olduğunun tespitine karar verildiği ancak bu kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği, oysa aynı dava dosyasına sunulan ve...'a ilişkin olarak 05/08/1975 tarihli ölüm tutanağında...'ın ... Sağlık Ocağı tarafından düzenlenen ölüm tutanağı ile öldüğünün belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, nüfusa mükerrer olarak yazılan kaydın iptali ile gerçek kayıttaki doğum tarihinin ve doğum yerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, .. ve....'dan olan çocuğun .... 27.07.1974 doğumlu olarak baba bildirimi üzerine .... adı ile tescil edildiği, yine aynı kişilerden olma, ... 20.07.1975 doğumlu çocuğun ise baba bildirimi üzerine ... adı ile tescil edildiği, .... Sağlık Ocağı'nın bildirimi üzerine 05.08.1975 tarihinde...'ın 25.07.1975 tarihindeki ölümünün kayda işlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin gerekçeli kararında da açıklandığı üzere, ... 1 AHM'nin 2013/38 Esas - 2013/335 Karar sayılı kararı ile, .. T.C. kimlik numaralı ... ile ... T.C. kimlik numaralı...'ın aynı kişiler olduğunun tespitine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği belirlenmiştir. ... ve ...'ın aynı kişi olduğu kesinleşmiş mahkeme kararı ile de sabit olduğuna göre, aynı kişinin kaydının birinde ölü, diğerinde sağ olması yaşamın olağan akışına aykırıdır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacıya,...'ın nüfus kaydındaki ölüm şerhinin iptali için süre verilmek, bu işlemin iptalinden sonra ise doğum tarihi ve doğum yerine ilişkin kanıtlar toplanıp (ikinci tescilin iptali esas ise de kişinin yaşamını sürdürdüğü kayıt bırakılıp, işlem görmemiş kaydının iptali ile varsa mevcut işlemlerle ilgili bilgilerin bırakılan kayda aktarılması) mükerrer kayıt iptal edilerek bırakılan kayıttaki bilgilerin gerçeğine uygun olarak düzeltilmesine karar vermek olmalıdır. Açıklanan husular dikkate alınmadan yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 16.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy