MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacının müvekkilinin, 01.06.1993 ila 31.03.2012 tarihleri arasında (19 yıla yakın süre) ... üyesi olarak çalıştığı süre boyunca maaşının her ay % 5'inin davalı sandık için kesildiğini, işyerinden ayrılışında kıdem tazminatına ilişkin ödemeleri yapılırken yasal koşulları oluşmasına rağmen ödenmesi gereken ... ödemelerinin tam olarak yapılmadığını, davacının hesabına "sandık alacağına mahsuben" ibaresi yazılarak 29.523,97 TL. yatırıldığını, davacının alacaklarını talep ettiği ... 50. Noterliğinin 30/12/2013 tarih ve 3410 yevmiye sayılı ihtarnamenin 31/12/2013 tarihinde davalılara tebliğ edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, davalı ... A.Ş.nin diğer davalı ...'nın ödeme yapamaz hale gelmesinin de müsebbibi olduğunu, ... Tüzüğü ve Borç Verme Yönetmeliği'nin 10/b maddesinin tatbik edilerek sandık tazminatı alacağının hesaplanması gerektiğini bildirilerek fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutup 100,00 TL'nin ve harcını yatırmak sureti ile 28.11.2014 tarihinde ıslah ederek 197.179 TL’nin 31/03/2012 olan fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; mahkemece, davalı ... A.Ş. yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalı ... için açılan davanın dava ve ıslah dilekçesi nazara alınarak kısmen kabulü ile 137.039,94 TL’nin 100,00 TL'sinin dava tarihinden, kalanının 28/11/2014 olan ıslah tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar davalı ... vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, temyiz itirazlarının reddine
2-Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davacının ...de, 01.06.1993 tarihinde işe başladığı, 31.03.2012 tarihinde emeklilik nedeniyle iş aktinin fes edildiği, bu sürede 18 yıl 10 ay hizmetinin bulunduğu, ücret bordrolarına göre her ay %5 sandık kesintilerinin yapıldığı anlaşılmaktdır.
Anadolu Ajansı Yardımlaşma Tüzüğünün 10. madesinde “tekaütlük yaşını veya müddetini doldurmak veyahut çalışamayacak derecede maluliyete uğramak yüzünden ajanstan ilgisi kesilen veya ayrılan memurlara veyahut ölümleri halinde ailesine aşağıdaki şartlara göre tazminatları verilir.” maddenin (a) bendinde “Ajansta hizmeti 15 seneden aşağı olan memurun hesabına göre kendisinden kesilmiş bulunan paraların tutarı ile her hizmet yılı için ayrıca birer maaş nispetinde tazminat veilir.” maddenin (b) bendinde ise “Ajanstaki hizmeti 15 seneyi aşan her sene için yarımşar maaş nispetine tazminat eklenir”. Tüzüğün 11. maddesinde “Hizmet müddetinin hesabında 6 aydan fazlası seneye iblağ edilir” düzenlemesi yer almaktadır.
Davacının 18 yıl 10 ay hizmetinin bulunmasına göre 19 yıl üzerinden değerlendirme yapılması yerindedir. Davacıya yukarda açıklanan bilgiler doğrultusunda, sandık tüzüğüne göre 19 yıl üzerinden birer maaş ikramiye verildikten sonra, 15 yılı aşan 4 yıl için ise her yıla maaşın 0.5 oranı nispetinde ilave yapılması ( ya da 15 yıl için birer maaş, kalan 4 yıl için ise maaş x 1,5 üzerinden hesaplanarak verilecek ikramiyenin belirlenmesi), bunun üzerine davacı tarafından ödenen primler toplamının ilave edilmesi ve varsa sandık tarafından yapılan ödemelerin düşülmesi gerekirken, her yıl için verilecek bir maaş ikramiyenin 19 yıl yerine 15 yıl üzerinden hesaplanması doğru görülmemiştir. Bundan ayrı olarak, davada istenen alacak ödenme süresi belli bir alacaktır. Davacı emekli olmakla bu alacağa hak kazanmaktadır. Dolayısı ile taleple de bağlı kalmak koşulu ile hak kazanılan tarihten itibaren faize karar verilmesi gereklidir. Davacı dava dilekçesinde 30.03.2012 olan emeklilik tarihnden itibaren faiz talebinde bulunmuş ise de, davalı tarafa alacağının ödenmesi konusunda ... 50. Noterliğinin 30/12/2013 tarih ve 3410 yevmiye sayılı ihtarnamesini göndererek tebliğden itibaren 15 gün ödeme süresi tanıdığı, ihtarnamenin 31/12/2013 tarihinde davalılara tebliğ edildiği, bu durumda ihtarnamenin tebliğ tarihini takip eden 15 gün sonrasından itiibaren faize karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması da yerinde değildir. Mahkemece yukarda açıklanan biçimde davacı alacağı olan tazminat miktarı hesaplanarak ve temerrüt tarihinden faize karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 2.340,30 TL peşin harcın 9.361,20 TL onama harcına mahsubu ile kalan 7.020,90 TL'nin temyiz eden davalı ...'ndan alınmasına, istek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine, 05.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.