MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kayyım Atanması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, asıl ve birleşen dosyalarda, dava dilekçelerinde belirttiği taşınmazların maliklerinin kim olduğunun bilinemediği ve bir kısım taşınmazların ise tapu kayıtlarının maliksiz olarak oluşturulduğunu belirterek bahsi geçen taşınmazlar hakkında ...'nin hak ve menfaatinin korunmasını sağlamak amacıyla TMK'nun 427 inci maddesi ve 3561 sayılı Kanunun 2 nci maddesi uyarınca ... Defterdarı ...'nun kayyım olarak atanmasına karar verilmesini istemiştir.
Dahili davacı ... vekili, 38 ada 11 parsel sayılı taşınmazın vekil edenine ait olduğunu belirterek bu hususta tapu iptal ve tescil davası açtığını beyan etmiştir.
Mahkemece, bozmadan önce; dava konusu bir kısım taşınmazlara kayyım tayin edilmesine karar verilmiş, bir kısım taşınmazlar hakkında da tefrik kararı verilerek ayrı bir esasa kaydedilmiş, hüküm dahili davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 09.10.2008 tarihli ve 2008/8356 Esas, 2008/12885 Karar sayılı ilamı ile...tapuda "ölü ..." adına kayıtlı olan 38 ada 11 parsel sayılı taşınmazla ilgili müdahil ... tarafından açılan ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan 2005/201 esas sayılı tapu iptali ve tescil davasında verilecek hüküm, bu davanın sonucunu etkileyecektir. O halde sözü edilen davanın bekletici mesele sayılarak, neticesinin beklenmesi ve hasıl olacak duruma göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden hüküm verilmesi doğru bulunmamıştır...' gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile; dava konusu taşınmazlara son mirasçının ... olduğundan Hazinenin hak ve menfaatlerinin korunması için TMK'nun 427/1 maddesi ve 3561 sayılı Yasa'nın 2 nci maddesi gereğince yönetim kayyımı olarak ... Deftardarı ...'nun atanmasına, 38 ada 11 nolu parsel ile ilgili olarak dosyanın tefrik edilerek ayrı bir esas numarasına kaydedilerek yargılamanın yeni esas numarası üzerinden yürütülmesine karar verilmesi üzerine hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, mahkemece bozma ilamından önce, 25.01.2008 tarihli ve 2004/522 Esas, 2008/82 Karar sayılı karar ile davanın kabulü ile bozma konusu yapılan 38 ada 11 parsel sayılı taşınmaz ve diğer taşınmazlar hakkında kayyım atanmasına karar verildiği, bir kısım taşınmazlar hakkında da dosyanın tefrik edildiği ve kararın müdahil davacı vekili tarafından 38 ada 11 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak temyiz edildiği,Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından 38 ada 11 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak yapılan temyiz incelemesi neticesinde, kararın bahsi geçen parsele ilişkin olarak bozulduğu anlaşılmaktadır.
Bozma ilamından önce verilen hüküm, temyiz ve bozma ilamı birlikte değerlendirildiğinde, 38 ada 11 parsel sayılı taşınmaz dışında yer alan dava konusu diğer parsellere ilişkin kayyım atanması kararları kesinleşmiş, bozma ilamından sonra, davaya konu parsel sadece 38 ada 11 parsel sayılı taşınmaz olmuştur. Mahkemece, bozma ilamı öncesi verilen kayyım atama kararlarının kesinleştiği düşünülmeden, bahsi geçen taşınmazlar hakkında yeniden hüküm kurulması ve 38 ada 11 parsel sayılı taşınmaz hakkında tefrik kararı verilmesi doğru değildir. O halde; mahkemece yapılacak iş, 38 ada 11 parsel sayılı taşınmaz hakkında, davaya devam edilip, toplanmış ve toplanacak delillere göre bu parsel hakkına olumlu-olumsuz bir karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan bu sebeplerle anılan kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMKnun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMKnun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 17.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.