MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kayyımlığın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı-kayyım vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava dilekçesinde; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 534 ada 14 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan kayyımlık şerhinin kaldırılmasını istenilmiş; mahkemece; davacı ...'in ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/386 Esas- 2013/352 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre maliklerden ...'nin mirasçı olduğu anlaşıldığından taşınmaz maliki ...'nin iştirak halindeki hissesi üzerindeki ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/1414 Esas 2008/827 Karar sayılı ilamı ile atanan kayyımlığın bütün hukuki neticeleri ile kaldırılmasına dair verilen karar kayyım vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; kayyımlığın kaldırılması istenilen taşınmazın 1/2 payı ... kızı ... kalan 1/2 payı ise elbirliği mülkiyet halinde ..., ... ve ... çocukları ..., ... ile ... adına tapuda kayıtlı olup, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/1414 Esas, 2008/827 Karar sayılı ilamı ile malikleri tanıyan bilen olmadığından, hak ve hukuklarının korunması amacıyla en büyük mal memurunun kayyım olarak tayinine karar verilmiştir. Mevcut tapu kaydında maliklerin hiçbirisinin soyadı olmadığı gibi bir kısmın ise baba adları dahi bulunmamaktadır.
O halde, tüm bu açıklamalar ışığında; mahkemece, tapu kayıt maliklerinden ... ile davacının murisi ... ve ...'dan olma 1907 doğumlu ......'ın aynı kişi oldukları hususundaki tereddütün giderilmesi amacıyla davacı tarafa tapu kaydında düzeltim işlemlerinin yapılması veya tapu maliklerinden ... ile davacının murisi ......'ın aynı kişi olduğunun tespiti için dava açmak üzere süre ve imkan tanınarak, düzeltme işleminin sağlanması veya tespit kararı alınması halinde şimdiki gibi davanın kabulüne, aksi durumda mevcut kanıtlara göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı kayyım vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nın 440/III-1,2,3,4 bendi gereğince Yargıtay Daire ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 18.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.