MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Vesayet
Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava dilekçesinde, davacının oğlu ...'in vesayet altına alınması istenilmiş; mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi kapsamında akıl hastalığı sebebiyle vesayet altına alınma istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 411. maddesi gereğince, vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine ait olup, bu yetki kesindir ve mahkemece kendiliğinden gözetilir. Aynı Kanun'un 412. maddesi uyarınca vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişi, yerleşim yerini değiştiremez. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 7/g maddesinde kişilerin yerleşim yeri adreslerinin nüfus aile kütüklerinde bulunmasının zorunlu olduğu, bu Kanuna dayanılarak çıkartılan Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliği'nin 13/1. maddesinde ise, yerleşim yeri adreslerinin tutulmasında kişinin yazılı beyanı esas alınacağı, adres beyan formundaki bildirimlerin aksi sabit oluncaya kadar geçerli olacağı hükme bağlanmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı tarafından oğlu ...'in akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanması istemiyle 02.06.2016 tarihinde ... Sulh Hukuk Mahkemesi'ne dava açıldığı, kısıtlanması istenilen kişinin dava tarihindeki yerleşim yeri ... adresinin ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin yargı alanında kaldığı ve her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirileceğinden, yetkili mahkeme belirlenirken de dava tarihindeki yerleşim yeri esas alınacaktır (HMK.m. 6).
Somut olayda, davanın açıldığı tarihte kısıtlanması istenilen ...'in yerleşim yeri adresinin ... olduğu sabit olup yetkili mahkeme de ... Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'dir. O halde yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında; yetkisizlik kararı verilmesi yerine işin esasına girilerek davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HUMK'nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 18.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.