MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün ihbar olunan vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 01.01.2010 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 08.05.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2015 yılı Nisan ve Mayıs ayları kira alacağı toplam 6.400,00 TL’nin tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçlu ...’a 21.05.2015 tarihinde, davalı borçlu ...’a 29.05.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlular 22.05.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, taşınmazı o zamanlar sahibi ve ortağı oldukları ... Şti.nin ticari faaliyetlerini yapması için kiraladıklarını, dava konusu mecurun ... Köyü tüzel kişiliğinin malı olduğunu, ...’ın burayı köyden kiraladığını, onun kiracılığının devam ederken kendilerinin de ...’ın alt kiracısı olduğunu, köy tüzel kişiliğinin ... ile olan kira sözleşmesini 2015 yılı Nisan ayı itibariyle fesih ettiğini, artık mecurda ...’ın kiracılık sıfatı olmadığını, yönetim kurulu başkanı olduğu ... Şti. adına mal sahibi olan Köy tüzel kişiliği ile anlaşarak 05.05.2015 tarihinde yazılı kira sözleşmesi yaptıklarını, bu tarihten itibaren mecurun kiracısının ... Şti. olduğunu, ...’un ise 2010 yılında bu şirket ortaklığından ayrıldığını, ...’ın sorununu köy tüzel kişiliği ile halletmesi gerektiğini ileri sürerek borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, takibe dayanak kira sözleşmesindeki imzaların borçlular tarafından inkar edilmediği, İİK nun 68. maddesinde sayılan imzası ikrar edilmiş adi senet hükmünde olduğu gözetilerek davanın kabulüne itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmiş, karar davalı ... vekili ve ihbar olunan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin tahliye yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı 01.01.2010 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmelerine dayanarak 09.02.2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 6.400,00 TL’nin tahsilini istemiş, ancak takip talebinde tahliye istemine yer vermemiştir. Takip talebinde tahliye istemi bulunmadığı halde icra dairesince borçluya örnek 13 ödeme emri düzenlenerek gönderilmesi alacaklıya tahliye yönünden bir hak vermez. Zira icra müdürlüğü takip talebiyle bağlı olup talebin dışına çıkarak tahliye istemi bulunmadığı halde ihtarlı ödeme emri düzenlemesi tahliye açısından hukuki sonuç doğurmaz. Hukuki sonuç doğurmayan ödeme emrine dayanarak tahliye kararı verilemez. Davacı alacaklının icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunabilmesi için takip talepnamesinde tahliye talebinin bulunması zorunludur. Mahkemece bu husus kendiliğinden gözetilerek istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tahliye isteminin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ; Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte yazılı nedenle davalı vekilinin tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366. maddesi uyarınca kararın tahliyeye hasren BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 03.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.