MAHKEMESİ: Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
İLK DERECE
MAHKEMESİ: . İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... . İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nce istinaf başvurusunun esastan kabulüne karar verilmiş, bu kez davalı vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 01.01.2008 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 05.02.2016 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2014 yılı Haziran ayından 2016 yılı Şubat ayına kadarki kira alacağı 120.210,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 08.02.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 09.02.2016 tarihli itiraz dilekçesi ile, alacaklının dosyaya ibraz etmediği dayanak belge suretlerinde müvekkili şirket yetkilisi tarafından atıldığı iddia olunan imza asılları görülemediğinden, belge asılları taraflarına tebliğ edildikten sonraki hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik kabul etmediklerini, taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle ödeme emrine, alacağa, faize ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiklerini, ödeme emri ekinde hiçbir dayanak belge olmadığından takibe bu yönüyle de itiraz ettiklerini, dayanak belge aslı kasaya alındığı zamana kadar da imza ve diğer itiraz haklarını saklı tuttuklarını bildirerek itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davalının takibe konu aylara ilişkin kira bedellerini ödediğine ve borcunun olmadığına ilişkin İ.İ.K. 269/c maddesinde öngörülen belgeleri ibraz etmemesi ve kira ilişkisine itiraz edilmemesi nedeniyle bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, takip tarihi itibariyle kira bedeli alacağının 120.200 TL, işlemiş faiz miktarının ise 8.774,07 TL olduğunun tespit edilmesi ile itirazın kaldırılması davasının kısmen kabulüne, davalının itirazının asıl alacak ve 8.774,07 TL işlemiş faiz üzerinden kaldırılmasına, davalı borçlunun temerrüt nedeniyle tahliyesine karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, icra dosyasına davalı borçlu vekilinin sunduğu itiraz dilekçesindeki "kira sözleşmesindeki imza asıllarının şimdilik kabul edilmediği" ibaresinin imzaya itiraz niteliğinde olduğu, kira sözleşmesindeki davalı şirket adına atılan imzaya itiraz edildiği, bu itiraz dolayısıyla kira sözleşmesinin İİK.269/b maddesindeki imzası tasdik edilmiş bir sözleşme niteliğinde olmadığı, bu kira sözleşmesine dayanarak davalı borçlunun itirazının kaldırılmasının istenemeyeceği, bu sebeplerle davacının itirazının kaldırılması talebinin reddi gerekirken davanın kısmen kabulüne hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davalı borçlunun istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı takip talebi ile davalı kiracı ... Matbaa Yayıncılık Turizm İnş. Tarım San. Tic. Ltd.Şti. ile aralarında akdedilen 01.01.2008 tarihli yazılı kira sözleşmesine dayanmıştır. İİK 269/2 maddesinde, "Ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini 62.madde hükümleri dâhilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak red etmez ise akdi kabul etmiş sayılır" hükmüne yer verilmiştir. Olayımızda; borçlu kiracı 09.02.2016 tarihli itiraz dilekçesinde, takibe dayanak belge asılları dosya arasında olmadığından imzaya itirazlarını saklı tuttuğunu bildirmiş olup, davacı alacaklı ile aralarındaki kira ilişkisine itiraz etmediği gibi, takibe dayanak kira sözleşmesindeki imzasını da açıkça inkar etmemiştir. Davaya dayanak takip ile yazılı kira sözleşmesine dayanılmasına ve davalı borçlunun takibe itirazında açıkça ve ayrıca sözleşmeye ve sözleşmedeki imzasına karşı çıkmadığının anlaşılmasına göre İİK.’nun 269/2 maddesi gereğince kira ilişkisi kesinleşmiş olup, davacı alacaklının kesinleşen yazılı kira sözleşmesi uyarınca İcra Mahkemesi’nden itirazın kaldırılması ve tahliye istemesinde bir sakınca bulunmamaktadır. Davalı borçlu kiracı kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini İİK.’nun 269/c maddesinde belirtilen belgelerle kanıtlamak durumundadır.
Bu durumda ilk derece mahkemesince işin esasının incelenerek esas hakkında karar verilmesinde bir sakınca bulunmamaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi’nce bu husus göz önünde bulundurularak işin esası incelendikten sonra bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy