MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Mükerrer Kaydın İptali İstemli
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Dava dilekçesinde, davacı ...'nin ... ve ...'den olma 01.06.1990 doğumlu olarak nüfusa tescil edildikten sonra aynı kişinin bu defa ... ve ...'den olma 01.03.1991 doğumlu olarak nüfusa tescil edildiğinden mükerrer olduğu ileri sürülerek ikinci kaydın iptali ile nüfus olaylarının ilk kayda aktarılması istenmiş; mahkemece, kaydın mükerrer olduğu hususunda tam bir kanaat oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, aynı kişinin mükerrer olarak nüfusa kaydedildiği iddiasına dayalı mükerrer kaydın iptali ile nüfus olaylarının gerçek kayda aktarılması istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 7. maddesine göre, resmi sicil ve senetler, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı, kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça, herhangi bir şekle bağlı değildir. Bu duruma göre bir kimsenin nüfus kütüğüne birden fazla kaydedilmesi mümkün bulunmadığından, sonradan oluşturulan mükerrer kaydın iptaline karar verilmelidir. Kamu düzenini ilgilendiren böyle bir davada kayıtlardan hangisinin iptal edileceği hususunda davacının tercihine bakılmaz.
Nüfus kaydındaki düzeltme davaları kamu düzeni ile yakından ilgili olup, mahkemeler kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorundadır. Davanın bu niteliği gözönüne alınarak, mahkemelerce kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın kaydın doğru olarak tespiti zorunludur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; ...'ün ilk önce ... ve ...'den olma 01.06.1990 doğumlu olarak ...'ün askerde 06.08.1991 tarihinde ölümü ve çocuğun annesi ile babasının evli olmaması sebebiyle baba ...'ün yasal mirasçısı olarak annesi Gülhanım'ın noterden düzenlenen tanıma senedi ile 02.10.1991 tarihinde nüfusa tescil edildiği, anne Yeter'in daha sonra ...'nin babası ...'ün abisi ... ile 25.09.1995 tarihinde evlendikleri ve ...'yi kendi çocukları gibi 01.03.1991 doğumlu olarak 27.02.1997 tarihinde yeniden nüfusa tescil ettirdikleri, ...'nin bu ikinci kayıt üzerinden evlilik yaparak başka haneye gittiği, ilk nüfus kaydında ise herhangi bir nüfus işlemi olmadığı, davacı ...'nin nüfus kaydının mükerrer olduğunu Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/491-2014/412 sayılı dosyasında görülen kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında Gündüz kızı ... olarak tebligat çıkarılması üzerine öğrendiği, ...'in ...'ün kızı olduğu dosyaya yansıyan mektuplarda ifade edildiği sabit olduğu anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacı ...'nin gerçek nüfus kaydının ... ve ... kızı 01.06.1990 doğumlu olarak nüfusa tescil edilen kayıt olup, sonradan oluşturulan ve işlem gören ... ve ... kızı 01.03.1991 doğumlu ... kaydının ise mükerrer olduğu anlaşıldığından mahkemece, davanın kabulü ile; 01.03.1991 doğumlu ...'nin nüfus kaydının iptaline ve bu kayıtta yer alan nüfus olaylarının 01.06.1990 doğumlu ...'nin nüfus kaydına aktarılmasına karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 10.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy