MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava itirazın kaldılması talebine ilişkindir.
Davacılar tarafından 26.03.2014 tarihinde başlatılan icra takibinde 2009 ila 2013 dönemlerine ilişkin kira alacağı 13.221 TL ile 3.957,74 TL işlemiş faiz alacağının tahsili istenmiştir. Borçlunun takibe itirazı üzerine açılan itirazın kaldırılması ve tahliye davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın reddi kararı, Yargıtay (Kapatılan) 6. HD. 02.11.2015 Tarih, 2015/6616 Esas, 2015/9222 Karar sayılı kararı ile Düzeltilerek Onanmış, davacı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine 03.11.2016 Tarih, 2016/7864 Esas, 2016/6435 Karar sayılı kararı ile borçlu tarafından imzası inkar edilmeyen kira sözleşmesinin İİK 68. maddesinde sayılan belgelerden olduğu ve alacağın tahsili için örnek 7 ödeme emri gönderilmesinde usulsüzlük bulunmadığı gerekçesi ile istem kabul edilmiş ve yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama üzerine Mahkemece, itirazın kaldırılması ile takibin devamına ve dava konusu taşınmazdan tahliyeye karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- 6100 sayılı HMK'nun ''Taleple Bağlılık İlkesi'' başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında; ''Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir'' hükmü düzenlenmiştir. Davacı alacaklı, dava dilekçesinde itirazın kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece talep aşılarak taşınmazdan tahliyeye karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; davacılar tarafından 26.03.2014 tarihinde başlatılan icra takibinde 13.221,00 TL kira alacağı ve 3.957,74 TL işlemiş faiz alacağının tahsili istemi ile örnek 7 numaralı ödeme emri düzenlenmiştir. İcra İflas Kanunu’nun 269/1 maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken Türk Borçlar Kanunu’nın 315 maddesinde yer alan otuz günlük ödeme ve yedi günlük itiraz sürelerinin ödeme emrinde açıkça yazılması zorunlu olup yasaya uygun olarak düzenlenmeyen ödeme emri hukuki sonuç doğurmaz. Hukuki sonuç doğurmayan ödeme emrine bağlı olarak tahliye kararı verilemez. Mahkemece bu yön üzerinde durulmaksızın da tahliyeye karar verilmesi yerinde değildir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazan nedenler ile reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenler ile davalı vekilinin tahliye yönünden temyiz itirazının kabulüne, Mahkeme kararının İİK'nun 366/3. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca tahliye kararına hasren BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 12.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy