MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı alacaklı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.02.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı alacaklı vekili Avukat ... ve karşı taraftan davacı vekili Avukat...geldiler. Başka gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosyanın incelenmesi sonucu görülen eksikliklerin ikmali için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmesini takiben eksiklik tamamlanmış olmakla dosya yeniden incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı 3.kişi vekili, ... 1.İcra Müdürlüğü'nün 2008/2706-2707 sayılı dosyalarından, davacı şirkete ait olan ve borçlu şirkete boyanmak için gönderilen galvenizli sac malzemenin borçluya ait işyerinde 14.08.2008 tarihlerinde haczedildiğini belirterek, İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlu şirket işyerinde yapıldığından mülkiyet karinesinin borçlu yararına olduğunu, borçlu şirketin sadece boyama işi değil sac imalatı da yaptığını, borçlu hakkındaki iflasın ertelenme talepli davalarında dava konusu haczedilen malların kendilerine ait olduğunu belirttiklerini, davacının sunduğu belgelerin adi nitelikte olduğunu ve her zaman düzenlenmesinin mümkün bulunduğunu, davacı ile birlikte bir kaç şirketin alacaklılardan mal kaçırma amacı ile istihkak iddiasında bulunduklarını ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili, istihkak iddiasında bulunulan malların müvekkiline ait olmadığını belirterek davanın kabulünü istemiştir.
Mahkemece, davacı şirketin satın aldığı malları fason boyama için borçlu şirkete teslim ettiği, borçlu şirket tarafından da malların iade edilmediği, tüm defter ve kayıtların davacının iddialarını doğrular mahiyette bulunduğundan sevk irsaliyesi ve faturası ibraz edilen ve dava dilekçesinde yazılı mahcuz malların davacı şirkete ait olduğu, boyama amacıyla haciz tarihinde borçlu şirketin adresinde bulunduğu, bu malların borçlu şirkete ait olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle 3. kişi tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3. kişinin İİK.nun 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1- Davada husumet ve sıfat kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bir sermaye şirketi davadan önce tasfiyesini tamamlamış, ticaret sicilinden terkin edilmiş ve keyfiyet ilan edilmiş ise artık şirket temsilcileri veya tasfiye memurları şirket adına dava açamayacak veya açılan davada şirketi temsil edemeyecek, dava açmış veya aleyhine dava açılmış olsa bile dava ve/veya karar tarihi itibariyle tüzel kişiliği bulunmayan şirket hakkında yargılama yapılıp hüküm verilemeyecektir. Eğer ki, somut olayda olduğu gibi, aleyhine dava açılmışsa, mahkemenin tüzel kişiliğin yeniden ihyası (ek tasfiye) amacıyla dava açılması için süre vermesi, bu davanın açılması halinde sonucunu beklemesi ve yeniden ihya kararı verilmesi halinde ise buna göre davanın yeniden görülmesi gerekmektedir.
Eldeki dava 22.08.2008 tarihinde açılmış ve 20.10.2015 tarihinde temyize konu karar verilmiştir. Dosyada bulunan Ticaret Odası yazısına göre ise, davalı alacaklı şirketin, 22.07.2010 tarihinde tasfiyeye girdiği, 21.09.2011 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/225 Esas sayılı dosyası üzerinden, şirketin yeniden ihyası için dava açıldığı görülmektedir. Ancak anılan dava dosyası dosya ekinde gönderilmediğinden ve mahkemece de incelenmediğinden açılan bu ihya davasının eldeki dava sebebiyle açılıp açılmadığı tespit edilememiştir.
Bu sebeple, öncelikle ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/225 Esas sayılı dava dosyası getirtilerek, bu davanın eldeki davayla ilgili açılmış bir ihya davası olup olmadığının belirlenmesi, eldeki dava için açılmış bir ihya davası ise bu davanın sonucunun beklenmesi, şirketin ihyasından sonra, davaya dahil edilmesi, bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra da davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekir. Anılan dosyanın temyize konu dava için açılmadığı belirlenirse de bu sefer;
Mahkemece, davacı tarafa eldeki davayla ilgili olarak davalı alacaklı şirketin ihyası amacıyla dava açması için süre verilmesi, dava açıldıktan sonra bu davanın sonucunun beklenmesi, şirketin ihyasından sonra, davaya dahil edilmesi, bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra da davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Öte yandan; dosyada bulunan taraf beyanlarına göre, davalı borçlu şirket hakkında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/539 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan iflas erteleme davası olduğu görülmekte olup, Mahkemece, bu dava dosyasının akıbeti ve sonucu da araştırılmamış, bu davada verilecek kararın dava konusu hacze ve takibe etkisi de tartışılıp değerlendirilmemiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı alacaklıya verilmesine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 24.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.