MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Nüfus Kayıtların Düzeltilmesi Ve Kardeş Olduklarının Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün Nüfus Müdürlüğü dışındaki davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde; nüfus müdürlüğü dışındaki davalıların miras bırakanı ... ile davacıların murisi ...'un kardeş olduklarının tespitine ve aralarında bağ kurulmasına karar verilmesini istemiş, mahkemece, davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
1-Dava sonuç itibariyle soybağını tamamen ilgilendiren nüfus kaydının düzeltilmesi davası olup, ....'ın mirasçılarının tamamının hukukunu ilgilendireceğinden, adıgeçenin kayden kardeşi görünen ...'un torunu ...'un çocukları ... ve ...'in davalı sıfatı ile davaya katılmaları gerekirken, mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bu durum nazara alınmadan ve dolayısı ile taraf teşkili de sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi,
2-Mahkemece nüfus kayıtları, tanık beyanları ve özellikle eski yazı nüfus kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporlara göre hüküm kurulmuş ve raporda eski kayıtlarda ... olarak geçen kişinin davacılar murisi ... ile aynı kişi olduğu bildirilmiş ise de, geri çevirme kararı üzerine dosyaya konulan nüfus kayıtlarına göre; ...'ın baba bir ana ayrı ... adındaki kardeşinin bekar olarak 03.05.1998 tarihinde öldüğü, davacıların murisi ...'nin ise ... ile evli olup beş çocuğunun olduğu ve 11.07.1964 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Aynı kişi olduğuna karar verilen bir kişinin bekar ve evli olarak iki ayrı tarihte ölmüş olması hayatın olağan akışına aykırıdır. Mahkemece ...'nin ölüm tutanağı ve varsa buna ilişkin belgeler getirtilip, ölüm bildiriminde bulunan kişi ile tanıkların dinlenmesi, gerektiğinde mezarının tespit edilerek inceleme yapılması ve bu konuda taraflarca ibraz edilecek diğer kanıtlar değerlendirilmek sureti ile bir karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması; doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 13.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.