MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3.kişi vekili; 14/07/2014 tarihinde müvekkilinin iş yerinde haciz işlemi yapıldığını, haczedilen malların müvekkili şirkete ait olduğunu açıklayarak, istihkak iddialarının kabulüyle haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; borçluya ödeme emri tebliğ adresinde haciz yapıldığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiği adres ile haczedilen malların bulunduğu adresin aynı olduğu, karinenin aksinin kesin ve güçlü delillerle davacı 3. kişi tarafından ispat edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste 14.07.2014 tarihinde haciz yapıldıktan sonra, aynı gün alacaklı vekilinin talebi ile '... Sok. No:1/a' adresinde de farklı mahcuzlarla ilgili olarak haciz yapılmıştır. Mahkemece; borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adres, haciz adresi olarak kabul edilmiş ise de, dava dilekçesinde hangi adreste yapılan hacze konu mahcuzların dava konusu olduğu anlaşılmamaktadır. Kaldı ki yargılama esnasında da bu husus açıklığa kavuşturulmamıştır.
Bu nedenle; Mahkemece, 6100 sayılı HMK'nun “Hakimin Davayı Aydınlatma Ödevi” başlıklı 31. maddesi uyarınca, davacının talebi açıklattırılarak, hangi hacze konu mahcuzlarla ilgili hangi adreste yapılan haczin dava konusu edildiğinin netleştirilmesi, takip miktarı veya davaya konu mahcuzların miktarından hangisi az ise o değer üzerinden nispi harç alınarak ve varsa noksan harç tamamlattırılarak ondan sonra davacının talebi ile ilgili, taraflarca sunulan kanıtların değerlendirilip işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda nedenlerle, davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 07.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.