MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kayyımlığın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... (...) vekili, davacının murisinin (... ) ... İli, ... İlçesi, ... Mah. 5199 ada 336 parselde kayıtlı taşınmazın hissedarlarından olduğunu, bu taşınmazın ortaklığının giderilmesi için açılan davada davacının adresine ulaşılamadığından ... .Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/1104-2009/396 sayılı kararı ile ... Defterdarının kayyım olarak atandığını, dava konusu taşınmazın murisinin tapulu malı olup, ayrıca murise ait mirasçılık belgesinin alındığını ileri sürerek ... Defterdarının yönetim kayyımı olarak atanmasına ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiş; mahkemece, ... .Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/150-2012/345 sayılı ilamı, tapu ve dayanak kayıtları ile ... .Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/542-2010/818 sayılı mirasçılık belgesi dikkate alındığında, kayıt maliki ... oğlu ... ve mirasçılarının kimliklerinin açıkça belli olduğu, kayyım atanması gerektirir sebeplerin ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 5199 ada 7 parsel sayılı taşınmaz maliklerinden ... oğlu ... kayyım atanmasına ilişkin .Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/1104-2009/396 sayılı ilamının kaldırılmasına dair verilen karar davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu 5199 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 256/2400 hissesinin ... oğlu ... adına kayıtlı olduğu, davacı tarafından ... .Asliye Hukuk mahkemesi'nin 2011/150 esas sayılı dosyası ile taşınmaz maliklerinden ... oğlu ... ad, soyad ve baba adının nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesi istemli dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi sonucu onanarak kesinleştiği, UYAP ortamında yapılan incelemede davacı tarafından ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/2 esas sayılı dosyası ile dava konusu taşınmaza ilişkin olarak kayıt maliki ... oğlu ... kendi murisi ile aynı kişi olduğunun tespitine yönelik dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde mahkemece davanın reddine dair verilen kararın halen temyiz incelemesinde olduğu, kararın henüz kesinleşmediği, mahkemece, anılan dava dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verildiği halde daha sonra herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin bu karardan vazgeçilerek davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, davacı tarafından dava konusu taşınmaza ilişkin olarak kayıt maliki ... oğlu ... kendi murisi ile aynı kişi olduğunun tespitine yönelik açılan davanın sonucu eldeki kayyımlığın kaldırılmasına ilişkin davayı etkileyecektir. Bu sebeple, anılan dava dosyasının bekletici mesele yapılması, kesinleşmesinden sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda gösterilen nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy