MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili, davalılardan .... vekili ve davalı ... ve müşterekleri vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 1726 ve 1727 parsel sayılı taşınmazların paylı mülkiyete tabi bulunduğunu ve vekil edeninin taşınmazlarda paydaş olduğunu, her iki taşınmaz üzerinde kurulu bulunan eski akaryakıt istasyonunun, ... . İcra Müdürlüğü'nün 1999/250 Esas sayılı dosyasında yapılan ihale sonucunda vekil edeni tarafından satın alındığını, satış tarihinde mevcut bulunan eski istasyonun vekil edeni tarafından yenilenerek modern bir görünüme kavuşturulduğunu açıklayarak, dava dilekçesinde belirtilen ve vekil edeni tarafından gerçekleştirilen imalatlar sonucunda, taşınmazlar üzerinde meydana gelmiş bulunan akaryakıt istasyonu ve eklentileri niteliğindeki muhdesatın vekil edenine aidiyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Cevap veren gerçek kişi davalılar vekilleri benzer beyanlarında, dava konusu akaryakıt istasyonunun, dava dışı ... Kollektif Şirketi tarafından 1977 yılında faaliyete geçirildiğini, ... Kollektif Şirketi'nin dağılmasından sonra ... , ... ve davacının babası ... sermaye koyarak istasyonu yeniden faaliyete geçirdiğini, davacının babasının payının % 40 olup, ortaklar arasındaki akrabalık ilişkisi ve diğer ortakların yasal sıkıntıları nedeniyle resmi işlemlerin davacı üzerinden gerçekleştiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Davalı ... vekili, bayileri ile yapmış oldukları sözleşme gereği bir takım cihazların kullanım amacıyla bayilere devredildiğini, sözleşme sonunda bu cihazların şirkete iadesi gerektiğini, şahıslar arasındaki uyuşmazlıkta ... A.Ş'ye husumet yöneltilemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; “Akaryakıt istasyonunun icra vasıtası ile davacıya satımından sonra akaryakıt istasyonunun davacı tarafından yenilendiği ve İdare binası dışındaki, bütün imalatlar davacı tarafından meydan getirildiğinden idare binası (ofis) ve ... ile yapılan sözleşme gereği akaryakıt istasyonuna kullanım amacıyla verilen eşyalar yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, bu iki kalem dışında bulunan ve 08.04.2013 tarihli inşaatçı bilirkişi ile 02.04.2013 tarihli elektrikçi bilirkişi raporunda belirtilen envanter ve elektrik tesisinin davacıya ait olduğunun tespitine” dair verilen hükmün, davalılar ..., ... ve ... vekili ile ..., ..., ... , ... ..., ... ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Daire'nin 10.4.2014 tarih ve 2014/193 Esas, 2014/6691 Karar sayılı ilamı ile BOZULMASI üzerine, yeniden yapılan yargılama sonucunda, Mahkemece; “Davanın ... yönünden REDDİNE, 1726 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın davalı ... yönünden REDDİNE, Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden Kısmen Kabul, Kısmen Reddi ile; Ofis binası, granit yer döşemesi, cam ve çerçeveler, kalorifer tesisatı, uydu tesisatı, zemin dolgu, dolgu üstü parke taşları, çevre düzenlemesi, ışıklandırma ve elektrik sistemine ilişkin talepler yönünden davanın REDDİNE, İhata duvarı, Yeni WC, market binası, yağlama binasına yönelik davanın KABULÜ ile sayılan şeylerin davacı tarafından meydana getirildiğinin TESPİTİNE, 1727 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın davalı ... yönünden REDDİNE, Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden Kısmen Kabul, Kısmen Reddi ile ; Ofis binası, granit yer döşemesi, cam ve çerçeveler, kalorifer tesisatı, uydu tesisatı, zemin dolgu, dolgu üstü parke taşları, çevre düzenlemesi, ışıklandırma ve elektrik sistemine ilişkin talepler yönünden davanın REDDİNE, İhata duvarı, su kuyusu, kanopiye yönelik davanın KABULÜ ile sayılan şeylerin davacı tarafından meydana getirildiğinin TESPİTİNE, bilirkişi raporlarında sayılan diğer envanterler hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Pompalar, ... LPG tesisine ilişkin davanın Feragat Nedeniyle REDDİNE” karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili, davalılardan ... vekili ve davalılardan ..., ... ve ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalılardan ...'nin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekili ile davalılardan ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Her ne kadar, Mahkeme tarafından, Daire'nin bozma ilamına uyularak hüküm tesis edilmiş ise de, bozma ilamının gerekleri usulüne uygun olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; Dairenin 10.4.2014 tarih ve 2014/193 Esas, 2014/6691 Karar sayılı ilamında; “Mahkemece, inşaatçı bilirkişi raporu ile elektrikçi bilirkişi raporuna atıf yapılarak davacıya ait olduğu tespit edilen bir kısım eşyanın bütünleyici parça niteliğinde bulunmadığı menkul eşya niteliğindeki bu eşyaların her zaman için maliki tarafından alınıp götürülebileceğinin göz önünde bulundurulmamış olması doğru görülmemiştir. Öte yandan iki ayrı taşınmazın üzerinde bulunan bütünleyici parçaların ayrı ayrı gösterilerek her iki taşınmaz malikleri arasında farklı kişiler bulunduğu da dikkate alınarak vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan karar verilmesi de doğru değildir. Kabule göre de, gerekçeli hükümde HMK'nun 297/son maddesi uyarınca taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekirken bilirkişi raporlarına atıf yapılarak hükmün infazında tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir” gerekçeleri ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
a) Bozma sonrası Mahkemece yapılan yargılamada, bütünleyici parça niteliğinde bulunmayan menkul eşya niteliğindeki eşyaların tespiti açısından keşif yapılmamış ve bilirkişi raporu alınmamıştır. Oysa taşınmaz üzerindeki hangi eşyaların bütünleyici parça, hangilerinin ise menkul eşya olduğunun tespiti hususu, uzmanlık gerektiren bir husus olup, bahsi geçen tespitin, mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile yapılacak keşif ve alınacak bilirkişi raporu ile yapılması gerekir.
b) 1726 ve 1727 olmak üzere iki ayrı parsel üzerindeki muhdesatlar davaya konu edilmiş olup, bozma öncesi dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporları, hangi muhdesatın hangi parsel üzerinde kaldığını belirlemeye yeterli olmadığı halde, Mahkemece bu eksikliğin giderilmesi yoluna gidilmemiş, davacı tarafın son duruşmada, hangi muhdesatın hangi parsel üzerinde kaldığı yönündeki beyanı ile yetinilmiştir.
c) Muhdesat davalarında, davanın konusu (müddeabih) davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeridir (zemin bedeli hariç). Buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nın 326/2. maddesi uyarınca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden her bir davalının tapudaki payları gözönünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir. Mahkeme tarafından, her iki parsel yönünden, davalıların sorumlu oldukları miktarlar, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde ayrı ayrı belirlenip hüküm altına alınması gerekirken, söz konusu ilkelere aykırı olarak ve denetime elverişli olmayacak şekilde yargılama giderlerinin hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekili ile davalılardan ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenle reddine, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 35,90 TL onama harcının 3.440,26 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 3.404,36 TL'nin temyiz eden davalı OVM Petrol Ofisi A.Ş'ye iadesine, istek halinde peşin harcın temyiz eden davacı ve davalı ... ve müştereklerine iadesine, 06.06.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.