MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Muhdesat Aidiyetinin Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 802 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 22 nolu binanın 3. ve çatı katının davacı tarafından yaptırıldığının, 2. katının ise ince işçiliğinin, masraf ve tadilatlarının davacı tarafından yaptırıldığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, 22 nolu binanın 3. kat ile çatı katının ve ek olarak aynı binanın 2. Katında bulunan dairenin de ince işlerinin davacı tarafından yaptırıldığına ilişkin hususların doğrulunu kabul ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı ..., dava konusu 3. katın davacı tarafından yapıldığını beyan etmiştir.
Davalı ... vekili, 22 nolu binanın çatı katı hariç tüm katlarının muris tarafından yaptırıldığını, 3. katın sadece boya, badana, parke, fayans ve döşeme gibi işlerinin davacı tarafından yapıldığını, iyileştirme giderlerinin tespitini dava etmekte hukuki yarar olmadığını beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile ... Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/194 Esas sayılı dava dosyasında 27/11/2012 tarihli ara kararı gereği, tespiti istenen üçüncü katın davacı tarafından yapıldığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava; muhdesat tespitine ilişkindir.
Bilinmektedir ki; muhdesatın tespiti davaları, ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tapu maliklerine karşı açılır.
Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece dava konusu 802 ada 7 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu kaydı getirilmiş olup, davalılar dışında da tapu maliklerinin olduğu tespit edildiğine, bu kişilerin davaya dahil edilmediği gibi davacının davasını kabul ettiklerine dair açıklamaları da bulunmadığına göre, Mahkemece yapılacak iş; davalı olarak gösterilmeyen tapu maliklerini davaya dahil ederek taraf teşkilini sağlamak, ondan sonra sonucuna göre bir karar vermek şeklinde olması gerekirken, yazılı şekilde, taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.