MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katkı Payı Alacağı ve Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen malvarlıkları nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, 304.333,32-TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece hükme esas alınan hesap raporu ile ek hesap raporundan hareketle 304.333,32-TL katılma alacağına hükmedilmişse de; bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; TMK'nun 235/1. fıkrasına göre; mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleriyle yani karar tarihine en yakın tarihte tespit edilecek sürüm değerleriyle hesaba katılırlar. Mahkemece 28.03.2014 tarihinde yapılan keşif sonucu teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda, 01.01.2002 tarihinden sonra edinilen katılma alacağına konu tasfiyeye tabi taşınmazlar ile takasa konu taşınmazın keşif tarihi olan 28.03.2014 tarihi itibariyle değerleri belirlenmiş olup mahkemece hükme esas alınan hesap raporu ile ek hesap raporunda bu değerler üzerinden davacının katılma alacağı hesaplanmıştır. Karar tarihi ise 01.10.2015'tir. Davacı tarafça değer tespitinden sonra tespit edilen değerlere itiraz edildiğine ve tasfiye tarihindeki değer edinilmiş mallarda eldeki davanın karar tarihine en yakın tarihteki değer olacağına göre, karar tarihinden yaklaşık 1 yıl 7 ay önceki değerler dikkate alınarak, bu değerler üzerinden hesaplanan katılma alacağına hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir. Mahkemece, 01.01.2002 tarihinden sonra edinilen katılma alacağına konu tasfiyeye tabi taşınmazlar ile takasa konu taşınmazın tasfiye tarihindeki (önceki karar bozulmakla değer güncelliğini yitirdiğinden bozma sonrası yeni karar tarihindeki) sürüm (rayiç) değerleri belirlenerek bu değerler üzerinden talep miktarı ve tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek hüküm kurulması gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 23.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.